Tarih

Herkül « Genel

Eski mitolojinin en ünlü kahramanı. Yunanlılar «Herakles», Romalılar «Herkül» derdi. Efsaneye göre Herkül tanrılar kralı Zeus (Jüpiter) ile bir basit ölümlünün oğludur. Çok küçüklüğünden beri olağanüstü gücüyle ve soğukkanlılığıyla çevresini şaşırtmıştır: henüz beşikteyken tanrıça Hera'nın onu öldürmek için yanıbaşına bıraktığı iki yılanı elleriyle boğmuştu.

Çeşitli serüvenlerden sonra Thebai kralının kızı Megara ile evlendi. Ama günün birinde, bir çılgınlık nöbeti geçirerek karısını da, çocuklarını da öldürdü. Bu cinayetinden dolayı tanrılar onu, on iki iş (başarı) yapmağa mahkûm ettiler.

Herkül'ün Yaptığı İşler

Bir gürz ve bir yay ile efsane hayvanlarını yendi: Nemea vadisine dehşet salan bir aslanı, dokuz tane zehirli yılan başı bulunan Lerne hidrasını, tam bir yıl süreyle kovaladığı Keryneia geyiğini, Erymanthos yabandomuzunu, Stymphalos Gölü'nün kuşları olan, tunç gagalı ve pençeli kocaman kartalları, Minos'un Girit boğasını, köpek Kerberos'u öldürdü.

Augeias'ın kocaman ahırlarını temizlemek, tiran Diomedes'i öldürmek, Amazon Hippolyte'in kemerini ele geçirmek, Hesperis'lerin bahçesindeki altın elmaları toplamak, dev Geryon'un sürülerindeki öküzleri yakalamak da hep ona düşen işlerdi. Yunanlılar ona daha birçok yiğitlikler atfettiler: Kentauroslarla dövüşmüş, dev Atlas'ı kurtarmak için göğü omuzlarında kaldırmış, Kalpe ve Abila dağlarını birbirinden ayırmıştır (Herkül sütunları, Cebelitarık Boğazı'nı meydana getirir).

Ama ikinci karısı Deianeira Herkül'ün çapkınlıklarını kıskanarak ona, zehirli bir iksire batırılmış elbise giydirdi; bu korkunç ıstıraptan kurtulmak için de Herkül, kendini bir odun ateşinin alevleri arasına fırlattı. Zeus onu Olympos Dağı'na aldı.

«Herkül gibi» deyiminden de anlaşıldığı gibi güçlülük simgesi olan Herkül, çağlar boyunca ressamlara ve heykeltıraşlara konu olmuştur.



«Antaios'un Nefesini Kesen Herkül». Antonio del Pollaiolo'nun eseri. Uffizi Müzesi, Floransa. Herkül, Antaios adlı bu devi üç kere altetmiş, ama bu kanlı canavar toprağa değer değmez yeniden canlanmıştır. Bu mucizeli gücün sırrını çözen Herkül, rakibinin ayaklarını yerden keserek onu boğmayı akıl edecektir.

Darphane « Osmanlı Tarihi

Ortadoğu ve Anadolu'ya yerleşen Türklerin 9. yüzyıldan itibaren kurdukları irili, ufaklı devlet ve beyliklerin çeşitli kasabalarında, madeni para basılmış ve para basılan mahallelere "Darphane" denilmişti. Ancak, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşuna kadar belirli ve devamlı bir darphane yeri mevcut olmamıştır.

Bu nedenle, İstanbul'un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından Beyazıt Camii civarında kuruşan Darphane, Türk Darphanesi'nin kuruluşuna başlangıç sayılmıştır.

İlk kuruluşun kesin tarihini veren bir belge mevcut olmadığından, Fatih'in burada kendi adına bastırdığı ilk Türk Altını'nın tarihi olan 1467 yılının da Türk Darphanesi'nin ilk kuruluş tarihi olarak kabul edilebilir.

Bu ilk kuruluş genişletilerek, 1596 yılında Beyazıt'ta Simkeşhane isimli hana taşınmış ve ilk muntazam şeklini almıştır. İstanbul'un fethinden sonra hızla genişleyen imparatorluğun para ihtiyacını karşılamak için mevcutlara ek olarak çeşitli mahallelerde geçici darphaneler kurulmuştur.

Sayısı 40'ı bulan bu darphanelerin başlıcalarının faaliyette bulunduğu yerler; Bursa, Edirne, Amasya, Erzurum, Konya, İzmir, Serez, Sofya, Şam, Bağdat, Tiflis, Mısır, Tunus ve Cezayir'dir. Ancak İstanbul'daki darphanen, devletin ana darphanesi olma özelliğini devam ettirmiş ve 1843 yılında diğer darphanelerin faaliyetine son verilerek, bu tarihten sonra yalnız İstanbul'daki darphanede para basılmıştır.

Topkapı Sarayı içindeki eski darphane binası, Sultan 3. Ahmet zamanına rastlamaktadır. 1723 yılında Simkeşhane'den Topkapı Sarayı sahası içinde faaliyete geçirilen darphane, 1832 yılında yeni atelyelerin inşa ve ilavesiyle genişletilmiş ve ayrıca darphane bahçesinde hünkar dairesi yapılmıştır.

8 Temmuz 1967 tarihinde şimdiki yerinde (Yıldız-Beşiktaş) açılışı yapılan üçüncü kuruluş projeleri üzerindeki ön çalışmalar, 1953 yılına kadar uzanmaktadır. O yıllarda, madeni para taleplerindeki artışların sonraki yıllarda daha da yükseleceği düşünülerek, yeni binanın inşaası, yeni makineler satın alınması kararlaştırılmıştır.

Yeni darphane binasının inşaasına, 1961 yılı ortalarında başlanmış, bu arada yeni makineler de satın alınarak 1967 yılında hizmete girmiştir.

Tarihçelere göre Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk üç devlet iktisadi kuruluşu olarak; savaş toplarını döken Tophane, savaş gemilerini yapan Tersane, Hazine için gerekli paraları basan Darphane gösterilir.

Tarihsel ve geleneksek önemle bu ölçüde değerli tutulmuş Darphane Müdürlüğü, 1845 yılından itibaren "evrak-sahihe" ye damga vurmak amacıyla kurulan Matbaa Müdürlüğü ile 1933 yılında birleştirilmiştir.

Berlin Antlaşması « Osmanlı Tarihi

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında imzalanan Ayestefanos Antlaşması'nın yerine, İngiltere, Avusturya-Macaristan, Fransa, Almanya, Rusya ve Osmanlı Devleti arasında imzalanan antlaşmadır. Avusturya dışişleri bakanının yapmış olduğu resmi açıklama ile 13 Haziran'da Berlin'de bir kongre toplandı. Kongrede alınan kararlar, İngiltere ve Avusturya-Macaristan'ın çıkarları dikkate alınarak imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre:

Sırbistan, Karabağ ve Romanya'nın bağımsızlıkları koşullu olarak kabul edildi.

Girit, Osmanlı Devleti'ne bırakıldı.

Rusya, Doğubeyazıt ve Eleşkirt'i Osmanlılara bıraktı.

Bulgaristan, bağımsız bir prenslik oldu ve özel koşullarla Osmanlı Devleti'ne bırakılan Doğu Rumeli ve Makedonya vilayetleri üçe bölündü.

Osmanlı Devleti'nin Rusya'ya ödemesi gereken savaş tazminatı 802.500 franka indirilerek taksite bağlandı.

Bosna-Hersek, Avusturya-Macaristan'a bırakıldı.

oyunlar