Tarih

Cem Sultan « Osmanlı Tarihi

3 Mayıs 1481'de Fatih Sultan Mehmed'in ölümü üzerine Amasya'da bulunan Şehzade Bayezid ve Konya'da bulunan Cem Sultan'a sadrazam Karamani Mehmed Paşa tarafından ulaklar gönderildi. Ancak Cem Sultan'a gönderilen haberci, yolda Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa tarafından yakalandı.

Cem Sultan, babasının vefatını dört gün sonra öğrenebildi. Bu olayların yaşanması üzerine yeniçeriler ayaklanıp Karamani Mehmed Paşa'yı öldürdüler (4 Mayıs 1481). Şehzade Bayezid'in, İstanbul'da bulunan oğlu Korkut'u saltanat naibi ilan ederek onu tahta çıkardılar.

Şehzade Bayezid, 21 Mayıs 1481 günü İstanbul'a varır varmaz devlet idaresini eline aldı. Cem Sultan ise 4000 kadar askeriyle birlikte 27 Mayıs 1481'de İnegöl önlerine geldi. Sultan İkinci Bayezid, Ayas Paşa idaresindeki bir orduyu Cem Sultan'ın üzerine gönderdi.

28 Mayıs'ta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursa'da padişahlığını ilan etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı. Çok geçmeden Sultan İkinci Bayezid'e bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı topraklarını eşit olarak paylaşmayı teklif etti. Kabul edilemeyecek bu teklif karşısında harekete geçen Sultan İkinci Bayezid, ordusuyla birlikte Cem Sultan'ın üzerine yürüdü.

Yenişehir Ovası'nda yapılan savaşı kaybeden Cem Sultan, Konya'ya geldi. Burada da kalamayacağını anlayan Cem Sultan, yanına ailesini de alarak Kahire'ye doğru yola çıktı. Kahire'de iken Hac mevsiminde Hicaz'a gitti. Hac'dan sonra tekrar Kahire'ye gelen Cem Sultan, ağabeyi Sultan İkinci Bayezid'den bir mektup aldı. Bu mektupta, padişahlıktan vazgeçtiği takdirde kendisine bir milyon akçe ödeneceği belirtiliyordu. Ancak Cem Sultan bunu kabul etmedi. İkinci bir teklifi de geri çeviren Cem Sultan, tekrar ülkesine döndü.

27 Mayıs 1482'de Konya'yı kuşatan Cem Sultan, Sultan İkinci Bayezid'in yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak Ankara'ya gitti. Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu. Bu sırada Rodos şövalyelerinden Pierre d'Aubusson onu Rodos'a davet etti.

29 Temmuz 1482'de Rodos'a giden Cem Sultan, yapılan antlaşma gereğince istediği zaman adadan ayrılacağını düşünüyordu. Ancak sahtekar şövalyeler buna hiçbir zaman izin vermediler ve Cem Sultan esir hayatı yaşamaya başladı. Cem Sultan'ın Rodos şövalyelerinin eline düşmesi, hem kendisi hem de Osmanlı tarihi için talihsiz bir olay olmuştur.

Cem Sultan daha sonra, Fransa'ya gönderildi. Cem Sultan'ın Fransa'dan başka bir ülkenin eline geçmesini Osmanlı Devleti açısından sakıncalı gören Sultan İkinci Bayezid, Fransa'ya bir elçi gönderek Cem Sultan'ın Fransa'da tutulmasını istedi.

Cem Sultan'ı kullanmak isteyenlerden birisi de Papa VIII.Innocent'di. Papa, Cem Sultan'ı bahane ederek Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlenmesini istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem Sultan'a Hıristiyan olma teklifinde bulundu. Buna karşılık Cem Sultan ona şöyle cevap verdi: "Değil Osmanlı Saltanatı, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz dinimi değiştirmem".

Cem Sultan, ağabeyi Sultan İkinci Bayezid'e yazdığı bir şiirinde ona şöyle seslenir: "Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handan, Ben kül döşenem külhan-ı mihnette sebeb ne" (Sen gül döşenmiş yatakta neşeyle gülerek yatarken, ben zahmet ve eziyet içinde küle batayım, neden)

Sultan İkinci Bayezid ise ona şöyle cevap verir: "Çün rüz-i ezel kısmet olunmuş bize devlet, Takdire rıza vermeyesin böyle sebeb ne, Haccacü'l-Haremeynüm deyüben da'va kılarsun, Ya saltanat-i dünyeviye bunca taleb ne" (Bize ezelden saltanat kısmet imiş, sen ise kadere rıza göstermedin buna sebep ne, Hacca gittin kendini temizlemek davasına düştün, peki dünya saltanatı için bunca hırs niye"

Cem Sultan vakası Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayezid'in Timur'un elinde esir düşüp, demir kafese hapsedilmesinden sonra ikinci büyük trajik hadisedir. Rumeli'den tekrar Osmanlı topraklarına gelmek isteyen Cem Sultan, 13 yıl esir hayatı yaşadı. En son Papa'nın elinden Fransız Kralı tarafından kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle zehirlendiği için bir hafta içinde yolda vefat etmiştir.

Papa'nın bir haçlı seferine kumanda ederek Osmanlı devleti ile savaşma teklifini reddettiğinde Papa, dilini anlamadığını zannettiği Cem Sultan'a:"Öyleyse burada it gibi sürün" demesine karşılık olarak Cem Sultan, Papa'ya şöyle demiştir: "Sizin elinize düşen itten beter olmayacağızdı da, ya nice olacağızdı" ve Papa'yı utandırmıştır.

Cem Sultan'ın bakım masrafları için Papa, Sultan İkinci Bayezid'den yılda 40.000 altından fazla para kopartmayı başarmış, Cem Sultan'ı serbest bırakma tehditleriyle de Osmanlı fetihlerini durdurmuştu. Bu olay ileride Şehzade katli için de önemli bir mesnet teşkil etmiştir.

Cem Sultan, bunca olaydan sonra 25 Şubat 1495'de vefat etti. Sultan İkinci Bayezid bu olaya çok üzüldü ve üç gün yas ilan etti ve Cem Sultan'ın gıyabında cenaze namazı kıldırdı. Sultan İkinci Bayezid Cem Sultan'ın naaşını alabilmek için çok uğraştı. Vefatından 4 yıl sonra 1499 yılının Ocak ayında Cem Sultan'ın cenazesi Osmanlı topraklarına getirilerek Bursa'da kardeşi Şehzade Mustafa'nın yanına gömüldü. Böylece yıllar süren macerası sona erdi ve en azından cenazesi kendi topraklarına defnedildi.

Düşman Nasıl Eğitilir « Tarihteki İlginç Olaylar

Rusya ve Almanya'nın Anlaşması
1930'lar, Rusya

Almanya'nın askeri gelişimi klasik bir geri tepen tüfek vakasıdır. Metotlu çalışmaları bir anlamda ellerinde patlamıştır.

Birçok insan silah geliştirme konusunda en büyük adımları Almanların attığını düşünür oysa bu düşüncenin aslı yoktur. Gerçekte bu işin erbabı İngilizlerdir. 1915'de Winston Churchill'in cesaretlendirdiği küçük bir grup İngiliz "tank" fikrini savunuyordu. Tank ismi bu silahın geliştirilme aşamasındaki kod adıyken, öyle kalmıştır.

Bu adamlar batı cephesindeki savaşın tanklarla kazanılabileceğini savunuyordu. Birkaç modelin üretimine başlandı. Yalnız bir hata yapıldı. En gelişmiş model sürpriz bir şekilde ortaya çıkarılıp savaşa sürülebilecekken, her yeni model üretildiğinde savaşa sokuldu. Bu araçlar ilkel ve kısıtlı hareket olanağına sahip olmalarına rağmen çok şey vaat ediyordu.

1918'in başlarında J. F. C. Fuller adında genç bir İngiliz subayının yönetiminde bir çalışma grubu organize edildi. Görevleri 1919 yılına kadar savaşı kazanmalarını sağlayacak bir saldırı planlamaktı. Fuller'ın 1919 planında bazı ileri teknoloji gerektiren silahlar vardı. Büyük saldırı uzun menzilli bombaların atılmasıyla başlayacak, bu bombalar ön safların ötesindeki noktaları vuracak, ulaşım, iletişim ve kumanda merkezlerini yerle bir edecekti. Böyle bir saldın uçaklardan paraşütlerle indirme yapan askerlerle devam edecekti.

Bu arada ana cephede tanklardan, zırhlı araçlardan, cephane kıyıcılarından oluşan çift sütunlu konvoy ilerleyecekti. İki sıra ırasında seksen kilometre olacaktı. Doğrudan düşmanın içine alacak iki dizi konvoy ve konvoylarla birlikte ilerleyen, sürek1i tepede dönüp duran savaş uçaklarıyla iletişim halinde olan radyo operatörleri de onları yönlendirecekti. İlerleyen iki ayrı sini en sonunda, birleşecek ve Alman saflarında seksen kilometrelik bir gedik açılmış olacaktı.

Bu size tamdık mı geldi? Fuller bu büyük planı deneme şansını hiç bulamadı. Almanlar bu planın uygulanmasından altı ay önce çöktü ve ateşkes imzalandı. Fuller'ın planlan bir kenara bırakıldı çünkü nihai zafer büyük bir ateş gücüyle kazanılmıştı.

Almanlar için ise Fuller'ın planı, çabuk, etkileyici, hesaplı ve makul geldi. Ayrıca çok az insan gücüne ihtiyaç vardı. Gelecekte bir savaşta kullanılabilirdi. Ancak 1919'da yaptıkları Versailles Antlaşması ağır silahlar yapmalarına izin vermiyordu.

Sorun bu yeni silahları nasıl deneyebilecekleriydi. Gizli bir şekilde maket testleri yapıldı ancak açık alanda yapılacak testler yüzlerce kilometre kare büyüklüğünde alan ve binlerce asker gerektiriyordu. Müttefiklerin haberi olmadan böyle bir şeyi yapmak imkansızdı. Weimar Cumhuriyeti ordusunun başı bir öneriyle geldi. Er ya da geç Versailles şartları ortadan kalkacaktı ve o gün geldiğinde Almanya rakip ülkelerin çok gerisinde kalmış olacaktı.

Sonunda tuhaf bir işe girişildi. Avrupa'nın öteki tarafı Sovyetler Birliği'ydi. Sovyetler de silahlarla uğraşıyordu, onlarla çalışmamak için bir neden var mıydı? Rusya'nın geniş bozkırlarında oynayacak o kadar geniş bir alan vardı ki. Hem de Batılıların gözlerinden uzak. Kızıl Ordu'nun askerleriyle silahlar test edilebilirdi. Bu, zekice bir fikirdi.

Alınan uzmanlığı karşılığında Rus kaynakları, adil bir anlaşma olurdu. Birkaç tutucu adam buna karşı çıktı. Kızıllarla iş yapılmazdı. Daha birkaç yıl öne Polonya'yı neredeyse alıyorlardı. Onlara neden yeni bir savaş teknolojisi sunuluyordu ki? Buna verilen yanıt Rus teknolojisiniz hala 19. yüzyıl seviyesinde olduğu ve Almanlardan öğrendikleriyle silah yapamayacaklarıydı.

Böylece Kızıl Ordu ve Weimar Ordusu arasında Rusya'da silah denemeleri yapmak üzere gizli bir anlaşma yapıldı. Birkaç ay içinde Alman savaş ve silah uzmanları Rusya'daydı. Kızıl Ordu'nun Özel birimleri rakip askerler rolünü oynuyordu. Tank yerine kamyonetler kullanılıyordu. Kızıl Ordu'nun sahip olduğu birkaç uçak da tepede dönüyordu.

Birkaç yaz savaş oyunları devam etti. Her oyun bir öncekinin devamıydı. İlk saldırı için teknikler geliştirildi, motorlu araç kumandası, kontrol merkezleri, son teknoloji radyo araçları kullanıldı. Böylece bir kumandan tüm birlikleriyle ve uçaklarla iletişim halinde olabiliyordu. Böylece tanklar doğru zamanda doğru yere saldırabilecekti. Bu tür saldırılara nasıl karşı konulacağı da iyice çalışıldı. Savunmanın derinliği, tank saldırılarına karşı savunma ve motorlu birliklerin imhası.

Böylece 1920'lerin sonlan ve 30'ların başında Alman ve Rus orduları fikir alışverişinde bulundular, ortak testler yaptılar, hatta arkadaşlıklar bile kurdular.

Nazilerin güçlenmesi, Alman ırkının bütünlüğünü savunmaları ve komünizm karşıtı olmaları gibi nedenlerden bu program sona erdi. 1936'ya gelindiğinde zaten ihtiyaç da kalmamıştı. Versailles Antlaşması feshedildi, artık Almanya kendi topraklarında tatbikat yapabilirdi. Rusya'da yapılan çalışmalardan elde edilen yüklü bilgiler Alman endüstrisinin yararına kullanıldı. Ayrıca silah yapımına da hız verildi. Son teknoloji ürünü müthiş silahlar imal ediliyordu. Hızlı tanklar, ağır tanklar, 88 mm. toplar gibi silahlarla ve Stuka savaş uçaklarıyla donanmış bir ordu vardı.

Bu ordu iki haftadan daha kısa süre içinde Polonya'yı teslim aldı. Sonraki baharda Fransız ordularını altı haftalık bir saldırıyla imha etti. Böylece Fransa'dan da intikam alındı.

Sonra iş Rusya'nın işgaline geldi. Hitler'in danışmanları Rusya'yla girişilecek savaşın altı hafta süreceğini hesapladılar. Sovyet askerlerinin açık dizilimi ve yetersiz silahlanmaları sonucu savaşı Almanlar kazanacak ve Kızıl Ordu imha edildikten sonra Leningrad, Moskova ve Ukrayna'nın endüstriyel merkezi düşecekti. Kış geldiğinde güneyde Astrakhan'dan kuzeyde Murmansk'a kadar olan bölge Alman işgali altına girmiş olacaktı.

İlk birkaç ay planlandığı gibi gitti. Sovyet birlikleri birbiri ardına listeden siliniyordu. Ağustos başlarında en azından kağıt üzerinde Kızıl Ordu tükeniyordu. Ancak savaş alanında ise pek öyle değildi. Sürekli yeni birlikler Alman ordusunun karşısına çıkıyordu. Ama asıl şok silahlarla ilgiliydi. Üçüncü sınıf uyduruk silahlarla karşılaşmayı bekleyen Almanların karşısında orta ağırlıkta modern tanklar vardı. Bugün efsane haline gelmiş T-34'ler Almanların sahip olduğu her silahtan üstündü. Ayrıca Rusya'daki şartlara göre hazırlanmış olduğundan karda kışta, dağda bayırda rahatlıkla ilerliyordu.

Aralık ayında bu tanklardan binlercesi Alman saflarında ilerliyor ve Alman tanklarını ezip geçiyordu. Alınanlarda panik başlamıştı. Bu tankları nereden bulmuştu bunlar?

1920 ve 30'larda oynanan savaş oyunları Rusya'nın da yararına olmuştu. Ama bir fark vardı, Almanlar silahlarıyla her yerde gösteriş yaparken Ruslar kendi silahlanma programlarını gizlediler. Fabrikalardan, eğitim alanlarından ve Rus bozkırlarından çıkarmadılar.

Yeni kuşak tank uzmanlarını Almanlar yetiştirmişti. Yüksek teknolojiye sahip bir iletişim sistemleri olmamasına rağmen Ruslar bu işi becermişti. Sadece tanklar üzerinde yoğunlaşmış ve T-34 adındaki bu güçlü tankları üretmişlerdi. Almanların öğrettiklerini iyi uyguluyorlardı. Almanlar yenilmek üzereydi. Kendi düşmanlarını kendileri eğitmişlerdi...

1900-1920 Kronolojisi « 20. Yüzyıl Tarihi

1900

İngiliz arkeolog Arthur John Evans'ın Girit Adası'nda başlattığı kazılarda, Ege'deki en eski uygarlık olan Minos'un başkentindeki Knossos Sarayı bulundu.

Petrol gazıyla çalışan hafif motorun kaşifi Alman mühendis Gottlieb Daimler öldü.

Tarihe, Boxer Ayaklanması olarak geçen, Çin'deki bütün yabancıları ülkeden çıkarmayı amaçlayan ve devletçe de desteklenen köylü ayaklanması başladı. Elçiler, aileleri, elçilik görevlileri ve yüzlerce Hıristiyan, elçilik binaları ve Pekin'deki Katolik Katedrali'nde mahsur kaldı. Ayaklanma, 7 Eylül 1901'de sona erdi.

Kont Zeppelin tarafından yapılan ilk güdümlü zeplin uçtu.

Dünya'nın ilk metrosu Paris'te hizmete girdi.

Alman filozof Friedrich Nietzsche öldü.

1901

İtalyan kaşif Gugliemo Marconi, telsiz-telgraf sistemini geliştirdi ve Atlantik çevresinde mesaj yollamayı başardı.

İngiltere Kraliçesi Victoria öldü.

ABD'nin 25. Başkanı William McKinley, Leon Czolgosz adlı bir terörist tarafından öldürüldü.

İsveç Kralı ve Norveç Parlamentosu Nobel Komitesi, ilk Nobel Ödüllerini dağıttı. Kızılhaç'ın kurucusu İsviçreli Henri Dunant'a Nobel Barış Ödülü verildi.

X ışınlarını keşfeden ve tıp dünyasında yeni bir çığır açan Alman fizikçi Wilhelm Conrad Rontgen, Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü.

1902

İngiltere İmparatorluğu'nun kurucularından Cecil Rhodes öldü.

Martinik'te Pele Yanardağı patladı: 30 bin kişi öldü.

İrlanda Bağımsızlık Hareketi ''Sinn Fein''kuruldu.

Ünlü Fransız yazar Emile Zola öldü.

1903

Amerikalı W. Read, sarı humma virüsünü buldu.

Aleksandr Pavlov, şartlı refleks çalışmalarını tanıttı. Bu araştırma ''Pavlov'un köpeği''örneğiyle özdeşleşti.

Bisikletle, ilk Fransa turu atıldı.

Uranyumun radyoaktivite etkisi bulundu.

Henri Becquerel, Pierre Curie ve eşi Marie Curie-Sklodowska Nobel Fizik Ödüllerini aldılar.

Modern havacılığın başlangıcı. ABD'de Orville ve Wilbur Wright kardeşler, ilk kez motorlu bir uçak uçurdular.

1904

Japonya, Rusya'ya savaş ilan etti.

İngiliz kâşif Henry Morton Stanley öldü.

Transsibirya demiryolu hattı (8.314 km) tamamlandı.

Siyonizm Hareketi'nin kurucusu Theodor Herzl öldü.

Rus yazar Anton Pavloviç Çehov öldü.

1905

Jules Vernes, 77 yaşında öldü.

Ortak bir anlaşmayla Norveç'in 500 yıllık İsveç'le olan birliğini bozan Karlstad Antlaşması imzalandı.

Potemkin zırhlı gemisinde ayaklanma çıktı.

1906

İlk çizgi film ''Humorous Phases of Funny Faces'', Amerikalı Blackton tarafından yapıldı.

San Francisco'da deprem: 1000 kişi öldü.

Ressam Paul Cezanne öldü.

1907

Pablo Picasso'nun ''Demoiselles d'Avignon''isimli tablosu, kübizm akımını başlattı.

Baden-Powell, izci hareketini kurdu.

1908

İlk kez siyah bir boksör Jack Johnson, dünya şampiyonluk ünvanını kazandı.

Henri Farman ve Leon Delagrange, ilk kez bir yolcu uçağını uçurdular.

Sigmund Freud ile psikanaliz üzerine ilk uluslararası kongre düzenlendi.

İlk Ford model T otomobil, piyasaya çıkarıldı.

1878'den bu yana Bosna-Hersek'i işgal altında tutan Avusturya-Macaristan, bu toprakları ilhak etmesi için Sırbistan'a baskı yaptı.

Sicilya'da Messine Kenti'nde meydana gelen depremde 84 bin kişi öldü.

1909

Alman Ehrlich ve Japon Hata'nın, ilk kimyasal ilaç olan arsenobenzeni bulmalarının ardından, kemoterapi tedavisi uygulanmaya başladı.

Detroit'te Ford, zincirleme çalışma yöntemini başlattı.

Brighton'da halka açık ilk renkli film gösterimi yapıldı.

Amerikalı Robert-Edwin Peary, Mattew Henson ve 4 eskimo ile birlikte Kuzey Kutbu'nu fethetti. Frederick Cook, Kutup'a ilk ulaşanın kendisi olduğunu iddia etti.

Manş Denizi'ni uçakla ilk kez Fransız Louis Bleriot geçti.

1910

Pancho Villa ve Emiliano Zapata'nın Meksika Devrimi başladı.

Vassily Kandinsky'nin bir suluboya resmi soyut sanatı başlattı.

Japonya, Kore'yi ilhak etti.

Portekiz Cumhuriyeti ilan edildi. Kral 2. Emmanuel, sürgün edildi.

Leon Tolstoy öldü.

1911

Büyük romantizm geleneğine bağlı son kompozitör Gustav Mahler öldü.

Çin Devrimi başladı.

Güney Kutbu'na ilk defa Norveçli Roald Amundsen gitti.

Şangay'da Çin Cumhuriyeti ilan edildi. Sun Yat-Sen, cumhurbaşkanı seçildi.

1912

Çin'in son imparatoru Pu Yi, 6 yaşında tahttan indi.

Fas Sultanı Mulay Hafid, ülkesinin Fransa himayesine girmesine ilişkin anlaşmayı imzaladı.

Titanic, Newfoundland açıklarında battı: 1.517 kişi öldü.

1913

New-York ile Berlin arasında ilk kıtalararası telefon görüşmesi yapıldı.

1. Balkan Savaşı'nı sona erdiren Londra Antlaşması imzalandı: Osmanlı İmparatorluğu, Yunanistan, Bulgaristan ve Mora'ya, Ege'deki Girit Adası'nı ve Avrupa'daki topraklarını bıraktı.

Bulgaristan; Sırbistan, Yunanistan ve Romanya'ya karşı, Osmanlı'nın bıraktığı toprakların paylaşımı yüzünden 2. Balkan Savaşı'nı başlattı.

2. Balkan Savaşı sona erdi. Bulgaristan yenik düştü. 10 Ağustos'ta imzalanan Bükreş Antlaşması'yla Bulgaristan, Sırbistan'a ve Yunanistan'a Makedonya'yı bıraktı. Romanya, Güney Dobruca Bölgesi'ni ilhak etti.

Güney Afrika'da ırk ayrımcılığı yapılan ilk yasalar çıktı.

1914

Charlie Chaplin, ilk filminde rol aldı. (Making a living).

İngiliz bilim adamı Archibald Low, televizyonun atası olarak kabul edilen, uzaktan görüntüleri aktaran bir makina geliştirdi.

Saraybosna'da Arşidük François-Ferdinand'ın öldürülmesi 1. Dünya Savaşı'nı başlattı. Savaştan bir ay sonra, Avusturya-Macaristan, Sırbistan'a savaş ilan etti.

Fransız sosyalist ve siyaset adamı Jean Jaures öldürüldü.

Almanya, önce Rusya'ya daha sonra da Fransa'ya savaş ilan etti.

Alman birlikleri Belçika'yı geçip Fransa'ya girdiler.

Avusturya egemenliğindeki Polonya topraklarında Jozef Pilsudski'nin oluşturduğu Polonya birlikleri, Rus sınırını geçtiler: Polonya bağımsızlık mücadelesi başladı.

Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti.

1915

Çanakkale Savaşı'nda, müttefikler yenilgiye uğradı.

İtalya'nın Avezzano Kenti'nde deprem: 29.980 kişi öldü.

Almanlar, Langemarck ve Ypres arasındaki batı cephesinde, Fransız ve Kanadalı askerlere ilk zehirli gaz saldırısında bulundu.

İngiliz yolcu gemisi Lusitania, İslanda Adası açıklarında battı: 1.198 kişi kayboldu.

İtalya, Müttefikler'in yanında savaşa katıldı.

Ruslar, Almanlara yenildiler (Tarnov, Gorlice Savaşları).

1916

Albert Einstein'in İzafiyet Teorisi Kuramı yayınlandı.

Avusturyalı Sigmund Freud, ''psikanalize giriş''yaptı.

18 Aralık'a kadar sürecek Verdun Savaşı başladı. 500 bin Alman ve Fransız öldü.

Sykes-Picot Antlaşmaları imzalandı: İngilizler ve Fransızlar Ortadoğu'yu paylaştılar.

Almanya, Portekiz'e savaş ilan etti.

''Kanlı Paskalya'': Dublin'de İrlandalı cumhuriyetçilerin ayaklanması ve İngiliz Ordusu'nun bunu bastırmasıyla, İngiliz-İrlanda savaşı yeniden başladı. Ayaklanma, 1921'de Güney İrlanda'nın bağımsızlığını elde etmesi ve Ada'nın bölünmesiyle sonuçlandı.

Son Avusturya-Macaristan İmparatoru I. François-Joseph öldü.

Rusya'da ''Şeytan'ın Oğlu''olarak nitelendirilen Rasputin adlı papaz öldürüldü.

1917

Rus Devrimi başladı.

ABD, Almanya'ya savaş ilan etti.

Portekiz'de (Fatima'da) 3 çocuk, Meryem Ana'yı gördüklerini iddia ettiler.

Çin, Almanya'ya savaş ilan etti.

Edgar Degas, 83 yaşında öldü.

Almanlar yararına casusluk yapmakla suçlanan Hollandalı dansöz Mata-Hari, Fransa'da öldürüldü.

İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, siyonist liderlere, Filistin'de ''Bir Ulusal Yahudi Merkezi''kurulması için söz verdi.

Rusya'da, Çarlık Dönemi'ne son verildi.

Heykeltraş Auguste Rodin, 77 yaşında öldü.

Finlandiya, bağımsızlığını ilan etti.

Kanada'nın Nova Scotia Eyaleti'ndeki Halifax Limanı'nda, Fransız Mont-Blanc kargo gemisinde patlama oldu: 2 bin kişi öldü.

İngilizler, Kudüs'ü işgal etti.

1918

ABD Başkanı Wilson, adil ve uzun süreli barışa temel oluşturacak bir belge olarak On Dört Madde'yi yayınladı.

Rusya, Çarlar tarafından yabancı ülkelerden alınan borçları geçersiz kıldıklarını açıkladı.

56 yaşındaki besteci Claude Debussy öldü.

Son Rus Çarı Nicolas II ve ailesi, Sibirya'da öldürüldü.

İspanyol Gribi adı verilen bir virüs dünyaya yayıldı, 8 ay içinde 20 milyon insan öldü.

1. Dünya Savaşı, İhtilaf Devletlerinin zaferiyle sona erdi.

Polonya, 223 yıl boyunca Rusya, Prusya ve Avusturya işgalinde kaldıktan sonra bağımsızlığına kavuştu.

1919

Berlin'de, Spartacus Ayaklanması, başarısızlığa uğradı.

Paris Barış Konferansı başladı.

Paris-Londra hattında ilk ticari uçuş yapıldı.

Benito Mussolini, İtalyan faşist hareketini başlattı.

Milletler Cemiyeti, Cenevre'de kuruldu.

Mustafa Kemal, Samsun'a giderek, Kurtuluş Savaşı'nın ilk meşalesini yaktı.

İki İngiliz pilot John William Alcook ve Arthur Brown, mola vermeksizin ilk defa Atlantik Okyanusu'nu aştılar.

Almanya ve İhtilaf Devletleri arasında Versay Antlaşması imzalandı. Antlaşma, Avusturya Arşidükü'nün bir Sırp genci tarafından öldürülmesi ve 1. Dünya Savaşı'nın başlamasından tam 5 yıl sonra imzalandı.

Auguste Renoir öldü.

1920

ABD'de, kadınlara oy hakkı verildi.

Avusturyalı zooloji bilgini Karl von Frisch, arıların çeşitli tat ve kokuları ayırdedebilecek şekilde eğitilebileceğini gösterdi.

Kurtuluş Savaşı'nda, Yunan Orduları, Mustafa Kemal Paşa'nın denetimindeki birlikler karşısında bozguna uğradı.

ABD'de alkollü içkiler yasaklandı.

İtalyan ressam ve heykeltraş Amedeo Modigliani 36 yaşında, Paris'te öldü.

Mahatma Gandhi, Hindistan'da sivil itaatsizlik hareketini başlattı.

Hitler, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ni (Nazi Partisi) kurdu.

Osmanlı ve İhtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması imzalandı, Osmanlı İmparatorluğu parçalandı.

Çin'in Kan-sou Bölgesi'nde deprem oldu, 180 bin kişi öldü.

Londra'da Lordlar Kamarası, Serbest İrlanda Devleti'nin kurulmasını onayladı.

oyunlar