Tarih

Piri Reis « Osmanlı Tarihi

Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1465-1470 arasında Gelibolu'da doğdu. Asıl adı Muhiddin Pirî'dir. Karamanlı Hacı Ali Mehmed'in oğlu ve ünlü Osmanlı denizcisi Kemal Reis'in yeğenidir. Akdeniz'de korsanlık yapmakta olan amcasının yanında yaklaşık 1481'den sonra denize açıldı.

1487'de onunla birlikte İspanya'daki Müslümanlar'ın yardımına gitti. 1491-1493 arasında Sicilya, Sardunya, Korsika Adalarına ve Güney Fransa Kıyılarına yapılan akınlara katıldı. Amcasıyla birlikte Osmanlı Devleti'nin hizmetine girerek 1499-1502 Osmanlı-Venedik Savaşı'nda bir savaş gemisinde kaptanlık yaptı. 1511'de amcasının ölümü üzerine Gelibolu'ya çekilerek Kitab-ı Bahriye (Denizcilik Kitabı) üzerinde çalıştı ve 1513'te bir dünya haritası çizdi.

1516 Mısır Seferi'nde Osmanlı Donanması'nda kaptan olarak savaştı. 1517'de ilk çizdiği haritayı, Yavuz Sultan Selim Han’a sundu. 1521'de Kitab-ı Bahriye'yi tamamladıktan sonra 1522'de Rodos Seferi'ne katıldı. 1524'te Sadrazam Makbul İbrahim Paşa'yı Mısır'a götüren gemiye kılavuzluk etti. Sadrazam'ın ilgilenmesi üzerine 1525'te Kitab-ı Bahriye'yi yeniden düzenleyerek onun aracılığıyla Kanuni Sultan Süleyman Han’a sundu. 1528'de çizdiği ikinci haritasını da Padişah'a armağan etti.

1528'den sonra güney denizlerinde görev yaptı. Portekizlilerin Aden'i alması üzerine Süveyş'teki Osmanlı Donanması'na kaptan atanarak 26 Şubat 1548'de Aden'i geri aldı. 1552'de önemli bir Portekiz üssü olan Maskat'ı ve ardından Kişm Adası'nı alarak Hürmüz Kalesi'ni kuşattı. Portekizliler'in Basra Körfezi'ni kapatmak istediklerini duyarak kuzeye yöneldi. Katar Yarımadası'na, Bahreyn Adası'na egemen olarak Mısır'a geçti. Donanmayı Basra Körfezi'nde bıraktığı için sefer sırasında kendisinden yardımını esirgeyen Basra Valisi Kubâd Paşa'nın da girişimleriyle suçlu görülerek Kahire'de 1554 yılında idam edildi.

Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı olan Pirî Reis, korsanlık günlerinden başlayarak gezip gördüğü yerleri yabancı kaynaklardan da yararlanarak tarihi ve coğrafi özellikleriyle birlikte kitabında anlatmış ve haritalarını çizmiştir. Kitab-ı Bahriye'nin, nazımla yazılan ve denizcilikle ilgili tüm bilgilerin toplandığı başlangıç bölümünde, genel açıklamalardan sonra Ege ve Akdeniz Adaları tanıtılarak denizle ilgili gözlem ve deneyimin önemi vurgulanır. Fırtına, rüzgâr çeşitleri, pusula ve haritanın tanımından sonra Dünya'yı kaplayan denizler ve karaların oranı belirtilir. Portekizlilerin denizcilikteki ilerlemeleri ve keşifleri, Çin Denizi, Hint Okyanusu, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki rüzgârlar, Basra Körfezi, Atlas Okyanusu ayrıntılı biçimde anlatılır.

Düz yazı ile anlatımın başladığı haritalı bölüm asıl metni oluşturur. Bu bölümde Çanakkale Boğazı'ndan başlayarak Ege Denizi Kıyı ve Adaları, Adriyatik Denizi Kıyıları, Batı İtalya, Güney Fransa, Doğu İspanya Kıyılarıyla çevresindeki adalara ilişkin tarihi, coğrafi bilgiler verilerek Kuzey Afrika Kıyıları, Filistin, Suriye, Kıbrıs ve Anadolu Kıyıları izlenerek Marmaris'te tüm Akdeniz'in havzası noktalanır.

1513'te çizdiği ilk haritasında, Kristof Kolomb'un 1498'de çizdiği Amerika Haritası'ndan, Portekiz ve Arap Haritalarından yararlandığını belirtir. Elde kalan parçası Avrupa ve Afrika'nın batı kıyılarıyla, Atlas Okyanusunu, Antil Adalarını, Orta ve Güney Amerika'yı gösterir. 1528'de çizdiği ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya haritasının kuzey batı köşesi olup, Atlas Okyanusu'nun kuzeyini, Kuzey ve Orta Amerika'nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland'dan Florida'ya uzanan kıyı şeridini içerir.

Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha doğru çizilidir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılarak, bilinmediği için çizilmediği belirtilir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir.

Kendi Anayasasının Kurbanı « İlginç olaylar

Mithat Paşa Kendi Anayasasının İlk Kurbanı Oldu
1877, İstanbul

19. Yüzyılın son çeyreğine doğru ilerlenirken hala üç kıtaya yayılmış dev bir imparatorluk olan Osmanlı devleti de ayakta durmakta zorlanıyordu. Aslında yüzyılın başından beri bu duruma çare aranıyor ve bulunmuş gibi de görünüyordu; Batı Avrupa'nın yönetsel modeli Osmanlı'ya uyarlanacaktı. Ancak sonuçta kapitalizmin siyasal üst yapısı olarak nitelendirilebilecek bir modelin uyarlanmasıyla imparatorluğun kurtulması doğrusu pek mümkün değildi.

Gelişmekte olan kapitalizm, uluslararası bir sistem haline gelirken dünyayı da yeniden şekillendiriyordu. Bazı ülkeleri bağımlı, yarı-sömürge ve sömürge durumuna getirerek merkezdeki kapitalist ülkelerin sermaye birikimini daha hızlı sağlamak için bu ülkeleri de daha yoğun bir sömürüye tabi tutuyor, yağmalıyordu.

Aslında Osmanlı devleti de, görünüşteki tüm azametine rağmen bu süreçte bağımlı olmaya ve tabii bu arada dağılmaya mahkumdu. Çağın ideolojik akımlarından da etkilenen Osmanlı aydınları ülkeye bir an önce anayasal bir sistem, meşruti bir monarşi getirmeye çalışırken Osmanlı'yı kaçınılmaz kaderinden uzaklaştırmaya çalışıyordu.

III. Selim'le başlayan ve Tanzimat'la ilerleyen bu yenileşme ve reform çabalarının hedefi 19. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde artık meşruti bir monarşinin kurulmasıydı. 1867'de kurulan Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin desteklediği bu çabaların siyasi önderi olarak sivrilen ismin de Ahmet Mithat Paşa olması doğaldı.

Neredeyse devlet hizmetine girmesinden itibaren reformcu çalışmalarıyla dikkat çeken, eğitim ve maliye başta olmak üzere birçok alanda önemli düzenlemeler gerçekleştiren Mithat Paşa Batı Avrupa'daki gelişmeleri de yakından izliyordu. Bu arada Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi Yeni Osmanlıların fikir adamlarıyla da yakın bir temas ve işbirliği içindeydi.

İlk kez Temmuz 1872'de Abdülaziz tarafından sadrazamlığa getirilen Mithat Paşa'nın padişahın Mühr-ü Hümayununu elinde tutması ancak üç ay sürebildi. İmparatorluğun bir federasyona dönüşmesi fikrine yakınlık duyduğu iddialarının yanı sıra maliyeye sıkı bir düzen getirmeye yeltenmesi ve Abdülaziz'in Dolmabahçe Sarayı'ndaki hesapsız harcamalarını da denetlemeye kalkışması üzerine üç ay sonra görevden alındı.

Sadrazamlıktan uzaklaştırılmakla birlikte devlet içinde etkili olması engellenemeyen Mithat Paşa daha sonra çeşitli nazırlıklarda ve yüksek görevlerde bulunmaya devam edecek ve bu arada o dönemin en etkili üç veziri arasında bir tür yakınlaşma ve işbirliği ortamı da yaratacaktı. Sonuçta Mithat Paşa, Mehmet Rüşdi Paşa ve Hüseyin Avni Paşa birlikte hareket ederek 30 Mayıs 1876'da Abdülaziz'i tahttan indirerek yerine V. Murat'ı geçirdiler.

Uzun yıllardır Topkapı Sarayı'nda kendi dünyasında yaşayan içkiye düşkün V. Murat reformlara yatkın görünüyordu. Ancak ruh sağlığı yerinde olmayan yeni padişah Abdülaziz'in 4 Haziran'da kuşkulu bir şekilde ölümü üzerine iyice bunalıma girdi ve kendisinden beklenenleri yerine getiremeyeceği anlaşıldı. Bunun üzerine üç ay sonra V. Murat da tahttan indirilecek ve Mithat Paşa ile arkadaşlarının çalışmalarına destek olacağına, bir anayasa ilan edeceğine söz veren II. Abdülhamit 31 Ağustos I876'da tahta çıkarılacaktı.

Hemen bir anayasa oluşturmak üzere çalışmalara başlandı; Mithat Paşa'nın başkanlığında kurulan bir komisyonda 16 yüksek dereceli devlet memuru, ulemadan 12 kişi ve 2 de asker yer alıyordu. 30 kişiden oluşan komisyonun elinde zaten kimi taslaklar ve hazırlanmış metinler vardı. Hızla yürütülen çalışmalar sonuçlandırılırken biri halkın oylarıyla seçilmiş Meclis, diğeri padişahın atayacağı Ayan olmak üzere iki temsili organa dayanan bir sistem öngörülüyor, Batı'da geçerli olan çeşitli temel hak ve özgürlükler tanınıyordu.

Abdülhamit kendisine onaylanmak üzere sunulan taslağa bazı maddeler ekleyerek kabul edecekti. Eklenen en önemli madde ise padişaha Anayasayı askıya alma yetkisi veren ve bu arada "kendisi veya ülke için tehlikeli" gördüğü kişileri sürgüne göndermesine olanak sağlayan ünlü 113. Maddeydi. Ve bu madde ilk kez Anayasa Komisyonu Başkanı Mithat Paşa için kullanılacaktı.

Osmanlı'yı meşruti bir monarşi haline getiren Anayasayı hazırlayan komisyonun başkanı Mithat Paşa'yı 17 Aralıkta sadrazamlığa atayan II. Abdülhamit, hemen altı gün sonra da, 23 Aralıkta Anayasayı onaylayarak yürürlüğe soktu. Acelesi vardı çünkü aynı gün İstanbul'da toplanan çeşitli Batılı ülkelerin temsilcileri "Tersane Konferansı" diye bilinen bu toplantıda Osmanlı'dan özellikle Balkanların yeniden düzenlenmesiyle ilgili olarak yeni bir takım taleplerde bulunmaya hazırlanıyorlardı.

Toplantı Kasımpaşa'daki Donanma Komutanlığı binasında başladığı sırada duyulan top seslerinden şaşkınlığa uğrayan temsilcilere Anayasanın ilan edildiği açıklandı. Aslında böylece konferans boşlukta kalmış oluyordu. Yine de 20 Ocak 1877'ye kadar çalışmalarını sürdürmekte ısrar etti ama ortaya konulan talepler Osmanlı yönetimi tarafından kabul edilmeyince delegeler de hep birlikte İstanbul'dan ayrılarak protestoda bulundular. Ancak hükümet umursamayacak, padişah ise rahat bir nefes alacaktı.

Batılı devletlerin temsilcilerinin İstanbul'dan ayrılmasıyla uluslararası baskıdan uzaklaştığını düşünen Abdülhamit, Abdülaziz'in ölümünden sorumlu tuttuğu ve hiç güven duymadığı Mithat Paşa'yı tasfiye etmek için vakit kaybetmedi. Aslında anayasal bir düzeni de benimsemiş değildi ve daha sonra hayli uzun sürecek hükümranlık dönemi için kendisine göre planları vardı. Egemenliğini ne Mithat Paşa gibi etkili isimlerle, ne de milletin oylarıyla seçilen temsili organlarla paylaşmaya niyeti vardı.

5 Şubat 1877'de Dolmabahçe Sarayı'na çağrılan Anayasa Komisyonu Başkanı ve Sadrazam Mithat Paşa sarayın önünde, Boğaz'da demirlemiş olan bir geminin bacasından dumanların çıktığını görünce buna bir anlam veremeyecekti. Kış vakti padişahın denize açılması pek görülen bir durum olmadığına göre acaba yolcusu kim olabilirdi?

Anayasayı ve temel reformları yapma sözü verdiği için tahta çıkardığı padişahın kendisinden kurtulmakta kararlı olduğunu bilse belki kendine göre önlemlerini alır ve bir karşı darbeye kalkışabilirdi. Ama bu gibi kuşkulardan uzak bir şekilde gittiği Dolmabahçe Sarayı'nda II. Abdülhamit'in kendisi yoktu. Bir saray görevlisi sadrazama padişahın kararını bildirdi; Anayasanın 113. Maddesine göre padişah, sadrazamı kendisi ve ülke için "tehlikeli kişi" olarak değerlendiriyor ve sürgüne gönderiyordu. Böylece Anayasayı yapan paşa o anayasanın da ilk kurbanı oluyordu! Mithat Paşa hemen Dolmabahçe önündeki gemiye bindirilecek ve İtalya'nın yolunu tutacaktı.

Anayasanın mimarına üç ay tahammül edebilen II. Abdülhamit Anayasanın kendisine ise bir yıldan fazla katlanacaktı. Doğrusu Meclis-i Mebusan'ı fazla ciddiye aldığı söylenemezdi ama 24 Nisan 1877'de başlayan Osmanlı-Rus savaşında uğranılan yenilgiye bir sorumlu arayıp bulması gerektiğinde Meclis'i buldu ve Şubat 1878'de yine Anayasanın kendisine tanıdığı hakka dayanarak Anayasayı askıya alacak ve Meclis-i Mebusan'ın da kapatıldığını ilan edecekti. Ardından da 30 yıl süreyle ülkeyi istediği gibi yönetmenin yollarım bulmak konusunda ne kadar becerikli olduğunu kanıtlayacaktı.

İkinci sadrazamlığı da yine ancak üç ay süren Mithat Paşa ise önce bir yıl kadar Avrupa'da sürgünde kaldıktan sonra yeniden ülkeye dönecek ve devlet hizmetine devam edecekti. Ancak İstanbul'a yaklaştırılmayan ve önce Suriye ardından da Aydın valiliklerinde bulunan Mithat Paşa, padişahla ilişkilerinin normalleştiğini zannedecekti. Oysa Abdülaziz'in tahttan indirilmesini ve ölümünü hiçbir zaman unutmayan, kendisi de sürekli "hal edilme" kuşkusu içinde yaşayan Abdülhamit, en sonunda 1881'de Mithat Paşa ve Mehmet Rüşdi Paşa'nın Abdülaziz'in ölümü dolayısıyla sorgulanmalarını gündeme getirecekti.

Önce İzmir'deki Fransız konsolosluğuna sığınan Mithat Paşa hükümetin güvence vermesi üzerine teslim olacaktı. "Yıldız Mahkemesi" olarak bilinen yargılama sonunda suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırılacak ama Batılı devletlerin araya girmesiyle cezası ömür boyu hapse çevrilerek imparatorluğun en uzak köşelerinden birine, Taif'e gönderilecekti. Ve burada padişahın emriyle 8 Mayıs 1884'de öldürülecekti.

Yaptığı Anayasanın ilk kurbanı olarak sürgüne gönderilen paşanın ölümü de kendi elleriyle tahta çıkardığı padişahtan gelecekti.

1900-1920 Kronolojisi « 20. Yüzyıl Tarihi

1900

İngiliz arkeolog Arthur John Evans'ın Girit Adası'nda başlattığı kazılarda, Ege'deki en eski uygarlık olan Minos'un başkentindeki Knossos Sarayı bulundu.

Petrol gazıyla çalışan hafif motorun kaşifi Alman mühendis Gottlieb Daimler öldü.

Tarihe, Boxer Ayaklanması olarak geçen, Çin'deki bütün yabancıları ülkeden çıkarmayı amaçlayan ve devletçe de desteklenen köylü ayaklanması başladı. Elçiler, aileleri, elçilik görevlileri ve yüzlerce Hıristiyan, elçilik binaları ve Pekin'deki Katolik Katedrali'nde mahsur kaldı. Ayaklanma, 7 Eylül 1901'de sona erdi.

Kont Zeppelin tarafından yapılan ilk güdümlü zeplin uçtu.

Dünya'nın ilk metrosu Paris'te hizmete girdi.

Alman filozof Friedrich Nietzsche öldü.

1901

İtalyan kaşif Gugliemo Marconi, telsiz-telgraf sistemini geliştirdi ve Atlantik çevresinde mesaj yollamayı başardı.

İngiltere Kraliçesi Victoria öldü.

ABD'nin 25. Başkanı William McKinley, Leon Czolgosz adlı bir terörist tarafından öldürüldü.

İsveç Kralı ve Norveç Parlamentosu Nobel Komitesi, ilk Nobel Ödüllerini dağıttı. Kızılhaç'ın kurucusu İsviçreli Henri Dunant'a Nobel Barış Ödülü verildi.

X ışınlarını keşfeden ve tıp dünyasında yeni bir çığır açan Alman fizikçi Wilhelm Conrad Rontgen, Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü.

1902

İngiltere İmparatorluğu'nun kurucularından Cecil Rhodes öldü.

Martinik'te Pele Yanardağı patladı: 30 bin kişi öldü.

İrlanda Bağımsızlık Hareketi ''Sinn Fein''kuruldu.

Ünlü Fransız yazar Emile Zola öldü.

1903

Amerikalı W. Read, sarı humma virüsünü buldu.

Aleksandr Pavlov, şartlı refleks çalışmalarını tanıttı. Bu araştırma ''Pavlov'un köpeği''örneğiyle özdeşleşti.

Bisikletle, ilk Fransa turu atıldı.

Uranyumun radyoaktivite etkisi bulundu.

Henri Becquerel, Pierre Curie ve eşi Marie Curie-Sklodowska Nobel Fizik Ödüllerini aldılar.

Modern havacılığın başlangıcı. ABD'de Orville ve Wilbur Wright kardeşler, ilk kez motorlu bir uçak uçurdular.

1904

Japonya, Rusya'ya savaş ilan etti.

İngiliz kâşif Henry Morton Stanley öldü.

Transsibirya demiryolu hattı (8.314 km) tamamlandı.

Siyonizm Hareketi'nin kurucusu Theodor Herzl öldü.

Rus yazar Anton Pavloviç Çehov öldü.

1905

Jules Vernes, 77 yaşında öldü.

Ortak bir anlaşmayla Norveç'in 500 yıllık İsveç'le olan birliğini bozan Karlstad Antlaşması imzalandı.

Potemkin zırhlı gemisinde ayaklanma çıktı.

1906

İlk çizgi film ''Humorous Phases of Funny Faces'', Amerikalı Blackton tarafından yapıldı.

San Francisco'da deprem: 1000 kişi öldü.

Ressam Paul Cezanne öldü.

1907

Pablo Picasso'nun ''Demoiselles d'Avignon''isimli tablosu, kübizm akımını başlattı.

Baden-Powell, izci hareketini kurdu.

1908

İlk kez siyah bir boksör Jack Johnson, dünya şampiyonluk ünvanını kazandı.

Henri Farman ve Leon Delagrange, ilk kez bir yolcu uçağını uçurdular.

Sigmund Freud ile psikanaliz üzerine ilk uluslararası kongre düzenlendi.

İlk Ford model T otomobil, piyasaya çıkarıldı.

1878'den bu yana Bosna-Hersek'i işgal altında tutan Avusturya-Macaristan, bu toprakları ilhak etmesi için Sırbistan'a baskı yaptı.

Sicilya'da Messine Kenti'nde meydana gelen depremde 84 bin kişi öldü.

1909

Alman Ehrlich ve Japon Hata'nın, ilk kimyasal ilaç olan arsenobenzeni bulmalarının ardından, kemoterapi tedavisi uygulanmaya başladı.

Detroit'te Ford, zincirleme çalışma yöntemini başlattı.

Brighton'da halka açık ilk renkli film gösterimi yapıldı.

Amerikalı Robert-Edwin Peary, Mattew Henson ve 4 eskimo ile birlikte Kuzey Kutbu'nu fethetti. Frederick Cook, Kutup'a ilk ulaşanın kendisi olduğunu iddia etti.

Manş Denizi'ni uçakla ilk kez Fransız Louis Bleriot geçti.

1910

Pancho Villa ve Emiliano Zapata'nın Meksika Devrimi başladı.

Vassily Kandinsky'nin bir suluboya resmi soyut sanatı başlattı.

Japonya, Kore'yi ilhak etti.

Portekiz Cumhuriyeti ilan edildi. Kral 2. Emmanuel, sürgün edildi.

Leon Tolstoy öldü.

1911

Büyük romantizm geleneğine bağlı son kompozitör Gustav Mahler öldü.

Çin Devrimi başladı.

Güney Kutbu'na ilk defa Norveçli Roald Amundsen gitti.

Şangay'da Çin Cumhuriyeti ilan edildi. Sun Yat-Sen, cumhurbaşkanı seçildi.

1912

Çin'in son imparatoru Pu Yi, 6 yaşında tahttan indi.

Fas Sultanı Mulay Hafid, ülkesinin Fransa himayesine girmesine ilişkin anlaşmayı imzaladı.

Titanic, Newfoundland açıklarında battı: 1.517 kişi öldü.

1913

New-York ile Berlin arasında ilk kıtalararası telefon görüşmesi yapıldı.

1. Balkan Savaşı'nı sona erdiren Londra Antlaşması imzalandı: Osmanlı İmparatorluğu, Yunanistan, Bulgaristan ve Mora'ya, Ege'deki Girit Adası'nı ve Avrupa'daki topraklarını bıraktı.

Bulgaristan; Sırbistan, Yunanistan ve Romanya'ya karşı, Osmanlı'nın bıraktığı toprakların paylaşımı yüzünden 2. Balkan Savaşı'nı başlattı.

2. Balkan Savaşı sona erdi. Bulgaristan yenik düştü. 10 Ağustos'ta imzalanan Bükreş Antlaşması'yla Bulgaristan, Sırbistan'a ve Yunanistan'a Makedonya'yı bıraktı. Romanya, Güney Dobruca Bölgesi'ni ilhak etti.

Güney Afrika'da ırk ayrımcılığı yapılan ilk yasalar çıktı.

1914

Charlie Chaplin, ilk filminde rol aldı. (Making a living).

İngiliz bilim adamı Archibald Low, televizyonun atası olarak kabul edilen, uzaktan görüntüleri aktaran bir makina geliştirdi.

Saraybosna'da Arşidük François-Ferdinand'ın öldürülmesi 1. Dünya Savaşı'nı başlattı. Savaştan bir ay sonra, Avusturya-Macaristan, Sırbistan'a savaş ilan etti.

Fransız sosyalist ve siyaset adamı Jean Jaures öldürüldü.

Almanya, önce Rusya'ya daha sonra da Fransa'ya savaş ilan etti.

Alman birlikleri Belçika'yı geçip Fransa'ya girdiler.

Avusturya egemenliğindeki Polonya topraklarında Jozef Pilsudski'nin oluşturduğu Polonya birlikleri, Rus sınırını geçtiler: Polonya bağımsızlık mücadelesi başladı.

Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti.

1915

Çanakkale Savaşı'nda, müttefikler yenilgiye uğradı.

İtalya'nın Avezzano Kenti'nde deprem: 29.980 kişi öldü.

Almanlar, Langemarck ve Ypres arasındaki batı cephesinde, Fransız ve Kanadalı askerlere ilk zehirli gaz saldırısında bulundu.

İngiliz yolcu gemisi Lusitania, İslanda Adası açıklarında battı: 1.198 kişi kayboldu.

İtalya, Müttefikler'in yanında savaşa katıldı.

Ruslar, Almanlara yenildiler (Tarnov, Gorlice Savaşları).

1916

Albert Einstein'in İzafiyet Teorisi Kuramı yayınlandı.

Avusturyalı Sigmund Freud, ''psikanalize giriş''yaptı.

18 Aralık'a kadar sürecek Verdun Savaşı başladı. 500 bin Alman ve Fransız öldü.

Sykes-Picot Antlaşmaları imzalandı: İngilizler ve Fransızlar Ortadoğu'yu paylaştılar.

Almanya, Portekiz'e savaş ilan etti.

''Kanlı Paskalya'': Dublin'de İrlandalı cumhuriyetçilerin ayaklanması ve İngiliz Ordusu'nun bunu bastırmasıyla, İngiliz-İrlanda savaşı yeniden başladı. Ayaklanma, 1921'de Güney İrlanda'nın bağımsızlığını elde etmesi ve Ada'nın bölünmesiyle sonuçlandı.

Son Avusturya-Macaristan İmparatoru I. François-Joseph öldü.

Rusya'da ''Şeytan'ın Oğlu''olarak nitelendirilen Rasputin adlı papaz öldürüldü.

1917

Rus Devrimi başladı.

ABD, Almanya'ya savaş ilan etti.

Portekiz'de (Fatima'da) 3 çocuk, Meryem Ana'yı gördüklerini iddia ettiler.

Çin, Almanya'ya savaş ilan etti.

Edgar Degas, 83 yaşında öldü.

Almanlar yararına casusluk yapmakla suçlanan Hollandalı dansöz Mata-Hari, Fransa'da öldürüldü.

İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, siyonist liderlere, Filistin'de ''Bir Ulusal Yahudi Merkezi''kurulması için söz verdi.

Rusya'da, Çarlık Dönemi'ne son verildi.

Heykeltraş Auguste Rodin, 77 yaşında öldü.

Finlandiya, bağımsızlığını ilan etti.

Kanada'nın Nova Scotia Eyaleti'ndeki Halifax Limanı'nda, Fransız Mont-Blanc kargo gemisinde patlama oldu: 2 bin kişi öldü.

İngilizler, Kudüs'ü işgal etti.

1918

ABD Başkanı Wilson, adil ve uzun süreli barışa temel oluşturacak bir belge olarak On Dört Madde'yi yayınladı.

Rusya, Çarlar tarafından yabancı ülkelerden alınan borçları geçersiz kıldıklarını açıkladı.

56 yaşındaki besteci Claude Debussy öldü.

Son Rus Çarı Nicolas II ve ailesi, Sibirya'da öldürüldü.

İspanyol Gribi adı verilen bir virüs dünyaya yayıldı, 8 ay içinde 20 milyon insan öldü.

1. Dünya Savaşı, İhtilaf Devletlerinin zaferiyle sona erdi.

Polonya, 223 yıl boyunca Rusya, Prusya ve Avusturya işgalinde kaldıktan sonra bağımsızlığına kavuştu.

1919

Berlin'de, Spartacus Ayaklanması, başarısızlığa uğradı.

Paris Barış Konferansı başladı.

Paris-Londra hattında ilk ticari uçuş yapıldı.

Benito Mussolini, İtalyan faşist hareketini başlattı.

Milletler Cemiyeti, Cenevre'de kuruldu.

Mustafa Kemal, Samsun'a giderek, Kurtuluş Savaşı'nın ilk meşalesini yaktı.

İki İngiliz pilot John William Alcook ve Arthur Brown, mola vermeksizin ilk defa Atlantik Okyanusu'nu aştılar.

Almanya ve İhtilaf Devletleri arasında Versay Antlaşması imzalandı. Antlaşma, Avusturya Arşidükü'nün bir Sırp genci tarafından öldürülmesi ve 1. Dünya Savaşı'nın başlamasından tam 5 yıl sonra imzalandı.

Auguste Renoir öldü.

1920

ABD'de, kadınlara oy hakkı verildi.

Avusturyalı zooloji bilgini Karl von Frisch, arıların çeşitli tat ve kokuları ayırdedebilecek şekilde eğitilebileceğini gösterdi.

Kurtuluş Savaşı'nda, Yunan Orduları, Mustafa Kemal Paşa'nın denetimindeki birlikler karşısında bozguna uğradı.

ABD'de alkollü içkiler yasaklandı.

İtalyan ressam ve heykeltraş Amedeo Modigliani 36 yaşında, Paris'te öldü.

Mahatma Gandhi, Hindistan'da sivil itaatsizlik hareketini başlattı.

Hitler, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ni (Nazi Partisi) kurdu.

Osmanlı ve İhtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması imzalandı, Osmanlı İmparatorluğu parçalandı.

Çin'in Kan-sou Bölgesi'nde deprem oldu, 180 bin kişi öldü.

Londra'da Lordlar Kamarası, Serbest İrlanda Devleti'nin kurulmasını onayladı.

oyunlar