Menkar Piramidi « Tarihi Eserler
Üç önemli piramidin en küçüğü, diğer ikisinin güneybatısında kalmaktadır ve Kefren piramidinin tam olarak dörtte biri kadardır. Orijinalinde 66.4 metreye çıkmaktadır ve temelde kenar uzunluğu ortalama 108.66 metre iken eğim açısı 50.71 derecedir. Burada da yine bir temel oranla, 11:18 ile karşılaşmaktayız.
İki komşusunun yanında çok daha az etkileyici olmasına karşın, Menkar Piramidi'nin bir dizi eşsiz özelliği bulunmaktadır. Üst kısımları Tura kireçtaşıyla kaplıyken, alttaki 16 sırası 800 kilometre güneyindeki Asvan'dan gelen kırmızı granitle kaplıdır. Bu sıraların kaplanmamış olması, bir şüphe de olsa, piramidin inşaatının yarım kalmış olduğunu göstermektedir.
Kefren Piramidi'nde olduğu gibi ana oda yapının altında kalmaktadır. Ama oda granitle kaplı duvarlarıyla, zeminiyle ve tavanıyla Büyük Piramit'in tasarım özelliklerini taşımaktadır. Graham Hancock, Fingerprints of the Gods (Tanrıların Parmak İzleri) adlı kitabında Menkar Piramidi ile ilgili bazı gizemli noktaları ortaya koymaktadır.
3.657 metreye (12 fit) 2.438 metre (8 fit) ölçülerindeki odasının tavanı, mükemmel bir biçimde fıçı kemer şekline getirilmiş ve her biri tonlarca ağırlığındaki 18 adet dev granit bloğundan oluşmaktadır. Bu bloklar, üçgen bir tavan yaratmak için ustalıkla yerleştirilmiştir. Ancak, burası yeraltında olduğu ve zemin de sert kayalardan oluştuğu için, bu blokların küçük dairenin içinin daralmasına neden olmuştur. Bu oda, bir seferde sadece birkaç kişiyi alabilecek büyüklüktedir. Bu dev blokları o küçücük yerden nasıl geçirmeyi ve kaldırmayı başardıkları ise, başlı başına bir gizemdir.
Bu ve diğer kanıtlar. Mısır bilimcilerinin antik Mısırlılar'ın böyle taş kütlelerini taşımak ve kaldırmak için zamanımıza gelememiş olan bazı mekanik yöntemleri olduğuna inandırmıştır.
SAYI SEMBOLİZMİ
Menkar Piramidi'ndeki durumda, iç dairenin tavanını biçimlendirmek için 18 adet taş bloğunun yerleştirilmiş olması, 11:18 oranının piramidin içinde de bilinçli olarak kullanılmış olduğunu düşündürmektedir.
Bu iç daireye iki ayrı odacıktan uzanan bir aşağı eğimli koridordan ulaşılmaktadır. Bu odacıklardan ilkinin duvarlarında her birinde 11 adet olmak üzere toplam 22 adet dikdörtgen niş bulunmaktadır. Bu, piramidin oranıyla ilgili diğer sayıyı vermektedir.
11 sayısının önemi, 18. Hanedanlık'dan Kraliçe Hatshepsut için yapılmış olan ölü tapınağında da görülmektedir; ki, bu yapı, piramitlerden bin yıl sonra M.Ö. 1450 yıllarında inşa edilmiştir. Nil Nehri'nin batı kısıyında, Luksor'un karşısında kalan Deir El Bahari'deki bu tapınak, üst seviyesine çıkan eğimli bir köprüyle birlikte üç şerit biçiminde yükselmektedir. Her şeritte, köprünün iki yanında her biri 11 adet olmak ü/ere 22, uç şeritte toplam olarak 66 adet kolon bulunmaktadır. Peki ama, 11 sayısında bu kadar özel olan nedir?
Antik Mısır'dan Pisagor aracılığıyla günümüze uzanan bilgilere göre, 7 sayısı ruhsallığı ve mistisizmi sembolize ederken, 11 de daha derin gizemleri yansıtmaktadır.
Büyük Piramit'in içinde, Kral'ın Mezar Odası'na ünlü Büyük Galeri yoluyla ulaşılmaktadır. Burada da binanın içinde açık bir sayısal tasarım göze çarpmaktadır. Büyük Galeri'nin duvarlarında tavandan yere kadar 7 basamak görülmektedir. Özel bir anlam taşımıyorsa, böyle bir tasarım özelliği neden izlenmiş olabilir? Yine Büyük Piramit'in oranı, 7:11'dir.
Kefren'in ölü tapınağının zemininin altında keşfedilen başka bir şey de, firavunun güç ve görkemini gösteren ünlü heykelidir. Bu tapınağın içinde, yine her iki yanda 11 adet olmak üzere toplam 22 adet heykel bulunmaktadır. 11 sayısının -ve diğerlerinin- sürekli olarak tekrarlanması, sayıların antik Mısırlılar'da önemli bir yeri olduğunu açıkça göstermektedir.
Piramitler hakkında önde gelen otoritelerden Dr. I. E. S. Edwards, The Pyramids of Egypt (Mısır Piramitleri) adlı kitabında şöyle demektedir:
“Girişin iki yanında, kralın büstlerinin konabileceği nişler bulunmaktadır. Diğer tapınaklarda olduğu gibi beş tane olan bu büstlerin özelliği, hepsinde kralın ve çevresinden beş kişinin isimlerini barındırmasıdır. Ancak, bu sayı, kralı beş farklı kült sembolüyle bağdaştırmak için de kullanılmış olabilir.”
Bu aktarım, başka bir sayı hakkında olmasına karşın, yine antik Mısırlılar'ın sayılara verdiği önemi vurgulamaktadır. Verilen örneklerde, heykellerdeki, nişlerdeki, kolonlardaki veya diğer şeylerdeki sayılar, herkes için açıktır ve sayılabilir. Ama bir piramidin oranları gizlidir ve kolayca ulaşılmaz. Bu piramitler yapıldıktan sonra, oranları bilen ve bir yapıyı ölçebilecek beceriye sahip kişiler tarafından yeniden keşfedilmesi gereklidir.
Giza Platosu'ndaki üç ana piramidin oranlarını tekrar vurgulamakta yarar vardır. Bunların yapıların ölçülerinde kullanıldığını unutmayın. Temelden tepeye uzunluklar ve eğim açıları şu şekilde gösterilebilir:
Keops Piramidi=7:11 =51 (derece) - 51 (dakika)
Kefren Piramidi= 4:6 = 53 (derece) - 8 (dakika)
Menkar Piramidi=11:18 =50 (derece) - 43 (dakika)
Kefren Piramidi için 2:3 değil, 4:6 oranı gösterildi, çünkü öncekinde 3:4:5 üçgen vurgulanmaktadır. 5 sayısı, piramidin eğim açısının uzunluğunda gizlidir.
Louvre Sarayı « Tarihi Eserler
Haçlı Seferi'ne çıkmadan önce Philippe Auguste, Paris çevresine bir sur inşa ettirdi ve kale bedeninin Sen Irmağı boyunca uzanan zayıf noktasını bir burçla desteklenmiş bir kaleyle pekiştirdi. Krallığın serveti, silâhları ve arşivleri bu burçta muhafaza ediliyordu. Şatoya Louvre adı verildi, çünkü kurt (loup) avı için hayvanların yetiştirildiği bir eski köpek evinin yerine yapılmıştı.
XIV. yy.da yeni surların yapılması sırasında Louvre, askeri görevini yitirdi; Charles V burayı bir istirahat ve inziva yeri haline getirdi: binaları yeniledi, kitaplığını da bir kuleye yerleştirdi. Sonra François I ve Henri IV zamanında saraya ekler yapıldı.
Versailles'ın Rakibi
Ama eski «Louvre» bütün saray halkını barındıramayacak kadar küçüktü. Louis XIII Lemercier'e şatoyu genişlettirdi. Devrim sırasında Louvre'a bir sanatçı kalabalığı, aynı zamanda da haydut ve dilenci kalabalığı üşüştü; kare avluda tahta barakalar yükseldi. 1756'da arzu edilmeyen kişiler kovuldu ama saray öylesine perişan durumdaydı ki yıkılması düşünüldü. Gabriel ve Soufflot tarafından restore edildi, sonra da 1791'de, buraya yerleşen devrimcilerin yağmasına uğradı. Napolyon I (Tuileries'de kalıyordu) buraya çekidüzen verdi. Ama Komün Ayaklanması sırasında Tuileries yakıldı ve yağma edildi.
Müze
Gerçi Louvre'un dev yapılar bütününde kuzey galerisi, Maliye Bakanlığı'na ve Süsleme Sanatları Müzesi'ne ayrılmıştır ama, binaların geri kalan bölümü, 1793'ten beri, müzeye çevrilmiştir. Fransa'nın birçok ileri geleni, özellikle François I, Colbert, Louis XIV, resim, heykel, mücevher şaheserlerini zaten Louvre Sarayı'nda toplamışlardı.
Napolyon, Louis XVIII, Charles X, Louis-Philippe, buradaki koleksiyonları büsbütün genişlettiler ve o tarihten beri, durmadan hibe edilen ve satın alınan eserlerle 246 sergi salonunda sunulan sanat hazinelerinin sayısı, günden güne arttı. Sanat eserlerinin çeşitliliği ve çokluğu (200,000'den fazla), müzenin yedi bölüme ayrılmasını gerektirdi: ilkçağ Yunan ve Roma eserleri. Eski Doğu eserleri, Eski Mısır eserleri. Ortaçağ, Rönesans ve Yeniçağ heykelleri, sanat eserleri, desenler, tablolar.
Sanatçılar Galerisi
Su kenarı galerisi tamamlandığında, Henri IV burada oturmak istemedi. Sanatı teşvik için, burayı Louvre'da çalışan sanatçılara tahsis etti. Onlar da atölyelerini kurdular, yerleştiler ve öğrencilerini burada kabul ettiler. Daha sonra Colbert, çeşitli akademiler, de (bilimler, resim, heykel, v.b.) bu saraya yerleştirecekti. Böylece Fransız Akademisi oturumlarını Anne d'Autriche'in yuvarlak salonunda yapıyordu.
Louvre'da Resim Sanatı
Tablolar bölümü eserlerin daha iyi sunulması için yeniden düzenlendi. Envantere kayıtlı toplam 15,000 tablodan 2,000 tanesi sergilenmekte, 3,000 tanesi de depolarda tutulmaktadır. Geri kalanlar Louvre tarafından il müzelerine ödünç verilmiştir.
Kare avludan merkez binaya bakış. Napolyon döneminde tamamlanan saray, günümüzde Louvre Müzesi'nden başka, Fransa Maliye Bakanlığı'nı da barındırmaktadır.
Lenin « 20. Yüzyıl Tarihi
Vladimir İlyiç Ulyanov, «Lenin» denir, Rus devrim kuramcısı, Sovyet Devleti'nin kurucusu (1870-1924).
1870 yılında Simbirsk'te (Ulyanovsk) kentsoylu bir ailede dünyaya gelen Lenin, çara karşı suikast düzenlemek suçundan 1887 yılında idam edilen ağabeyi Aleksandr'ı kaybetti. Hukuk öğrenimi gördükten sonra, çok erken bir yaşta Marx'ın düşüncelerini savunmağa başladı: devrimci hareketin öncü rolü ve «proletarya diktatörlüğü»nün gerekliliği üzerinde ısrarla durdu. Bunlar Leninciliğin iki temel ilkesi oldu.
Tutuklanıp Sibirya'ya sürüldü, 1900'de hapisten kurtulunca İsviçre'ye gidip yerleşti. Orada İskra (Kıvılcım) gazetesini çıkarmağa başladı. 1903 yılında, Rus Sosyal Demokrat Partisi'nde «menşevikler»e (azınlık) karşı «bolşevikler»in (çoğunluk) lideri oldu. 1905 Devrimi'nin başarısızlığa uğraması üzerine, Bolşevik Partisi'ni örgütledi ve 1912'de Pravda (Gerçek) gazetesini çıkarmağa başladı.
Devrimin «Baba»sı
1917'de, Petrograd'daki (Leningrad) ayaklanmalar, çarlığın düşmesine yol açtı ve Ekim Devrimi patlak verdi. Lenin hemen Rusya'ya döndü. Halk Komiserleri Konseyi başkanlığına seçildi, Almanya ve Avusturya-Macaristan ile barış imzaladı (Brest-Litovsk Antlaşması); ondan sonra kendisini sosyalizmin kuruluşuna adadı: sanayinin millileştirilmesi, toprakların köylülere dağıtılması, fabrikaların «Sovyetler»e (işçi kurulları) devredilmesi. Aynı dönemde, Troçki ile birlikte Kızılordu'yu kurdu.
1919 yılında bütün dünya komünist partilerinin delegeleri Moskova'da toplanarak, Lenin'in yönetimi altında, hepsini biraraya getiren bir hareketin temelini attılar: III. Enternasyonal.
Lenin'in son yılları, genç devletin karşılaştığı güçlükler ve hastalık içinde geçti. Bununla birlikte, 21 Ocak 1924 tarihinde öldüğü zaman, devrimci rejim, sağlam bir şekilde yerleşmiş bulunuyor ve S.S.C.B. dünyada, sosyalist bir devletin ilk örneği oluyordu. Lenin'in tahnit edilmiş cesedi, Moskova'da Kızıl Meydan'da bir anıt-mezarda halka gösterilmektedir.
Eserleri
Ne yapmalı?, Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması; Devlet ve Devrim; Solculuk, Komünizmin Çocukluk Hastalığı.
Lenin 1917'de, Petrograd'daki Putilov Fabrikası'nın işçileri önünde konuşuyor. İ. Brodski'nin tablosu. Lenin Müzesi, Prag.
oyunlar