Tarih

Dulkadiroğulları « Medeniyetler Tarihi

XIV. yy.da Maraş ve Elbistan yöresinde kurulan beylik. Dulkadir emîri Zeyneddin Karaca Bey tarafından 1339'da Elbistan'da kuruldu. Bir süre sonra Memlûklerin saldırısına uğrayarak Eretnaoğlu Mehmet Beye sığınan Karaca Bey, Memlûklere teslim edilerek asıldı. Daha sonra beylik babadan oğula geçerek 1521'e kadar devam etti ve bu tarihte Osmanlı ülkesine katıldı.

Karl V « Genel

«Şarlken» de denir (1500-1558), İspanya kralı ve Kutsal Roma-Germen imparatoru.



On altı yaşında Carlos I adıyla İspanya kralı, on dokuz yaşında Kutsal Roma-Germen imparatoru olan, üç hanedanın vârisi Karl V, son derece geniş topraklara hükmediyordu: ispanya ve sömürgeleri, Flandre, Avusturya ve Almanya. Böylesine geniş ve dağınık imparatorluk, varlığını ve birliğini yalnız imparatorun kişiliğine borçluydu.

Toprakları Fransa'yı dört bir yandan kuşattığı için, Karl V, Fransa'nın en büyük düşmanıydı. Otuz yılı aşkın bir süre François I ile savaştıktan, hattâ onu Pavia'da tutsak aldıktan (1525) sonra, François I'in vârisi Henri II ile de savaştı. Ayrıca, Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu'nun din bütünlüğünü korumak için Protestan prenslerle ve Türklerle çarpıştı. Sayısız başarılarına rağmen Karl V, sonunda bütün girişimlerinde yenik düştü: Fransa'dan bir karış bile toprak alamadı, Alman prensleri büsbütün güçlendiler, Türkler ise Akdeniz'deki egemenliklerini sürdürdüler.

Yorgun ve hasta düşen Karl V, oğlu Felipe II (1555) ve kardeşi Ferdinand (1556) lehine tahttan çekildi: imparatorluğun birliği artık kesin olarak bozulmuştu.

Vikingler « Medeniyetler Tarihi

IX. ve X. yüzyıllarda parlayan İskandinav halklarıdır. Adları «deniz savaşçıları» anlamına gelen Vikingler, aslında iki ulusa, yani Varyaglar ile Normanlar'a mensup insanlardır.

İsveçli olan Varyaglar doğuya doğru yayılmış, IX. yüzyılda Karadeniz'e, hattâ İran'a kadar uzanmışlardı. Bunların çoğu Rusya'da, Novgorod ve Kiev'de yerleştiler, barışçı ticaret erbabı olarak ipek karşılığında kürk ve köle alışverişi yaptılar. Bunların içinden prens Ryurik Hanedanı Rusya'da XVI. yüzyıla kadar hüküm sürdü.

Normanlar

Danimarkalı ve Norveç'ti olan Normanlar («kuzey adamları») batıya doğru denizleri fethe giriştiler. Usta gemici ve korkunç savaşçı olan bu insanlar İzlanda'yı, Grönland'ı ve Kanada kıyılarını ele geçirerek sömürgeleştirdiler. Pruvası ejderha başı biçiminde olan, yelkenle ve kürekle yol alan, dibi hemen hemen düz, uzun teknelerin üstünde Büyük Britanya'ya çıktılar, zengin manastırları yağmalayarak, ağır fidyeler alarak her yere korku ve dehşet saldılar. Aynı hızlı akın tekniği anakarada da uygulandı.

Sen Irmağı boyunca denizden yukarı çıkan Normanlar, biri 845'te, diğeri 885'te iki kere Paris'e saldırdılar. Luvar vadisi, Bordeaux, Toulouse, Lizbon, Sevilla, hattâ İtalya bile onların saldırısına uğradı (Robert Guiscard, XI. yüzyılda Sicilya'yı ele geçirecektir). 911 yılında başkan Rollon, sonraları Normandiya adını alan bölgeye yerleşti ve yüz yıl kadar sonra buradan kalkan Fatih William I İngiltere'nin fethine girişti.

İki yüzyıl kadar Avrupa'ya egemen olan bu Vikingler sanıldığı kadar yırtıcı insanlar mıydı? Bu putatapar savaşçı insanların saldırısından ödleri patlayan keşişlerin yazdığı hikâyelere fazla inanmamak gerekir. Sağa adı verilen kahramanlık destanları, onların savaşlardaki başarılarını anlatır; bu destanlar ve bıraktıkları bazı sanat eserleri, Vikingleri tanımak için en iyi kaynaklardır.

Özgün Bir Uygarlık

Çok çabuk Hıristiyan olmalarına rağmen Vikingler, geleneksel inançlarını korudular. Gene Savaş Tanrısı Odin'e kurbanlar sunuyor, cinleri-perileri kutluyorlardı. Çok iyi örgütlendikleri için ülkelerinde merkezî monarşiler kurdular. Arkeolojik kazılarda çeşitli eşya (koşum, kızak, araba takımları), süs parçalan (tokalar, bilezikler, gümüş madalyon ve gerdanlıklar), silâhlar (kılıçlar, kargılar, baltalar) ortaya çıkarıldı; bunların üzerindeki ejderha, kuğu, at ve yılan motiflerinin büyülerle ilişkili bir anlamı olduğu sanılır. Tahkim edilmiş Viking köylerinin sokakları odun döşeliydi; bu köylerde kumtaşından ve granitten yapılmış, üzeri yazılı ve resimli mezar taşları bulundu.

Derebeyliğin Güçlenmesi

Viking yayılmasının sonuçlarından biri Avrupa'da derebeyliğin güçlenmesi oldu. Gerçekten bu sürekli tehdit karşısında krallar, soyluları kendi topraklarında kendi silâhlarıyla savunmakta ve köylüleri, tahkim edilmiş yerlerde korumakta serbest bıraktılar. Böylece derebeyler bağımsızlığa yöneldiler ve krallık karşısında güçlerini artırdılar.

Arkeolojik Yerler

En önemli araştırmalar Oseberg'de (Norveç) ve Jelling'deki (Danimarka) bir kral mezarlığında gerçekleşti. Eski Tralleborg ve Jutland kalelerinde, Hedeby köyünde Viking yapı tekniği ortaya çıkarıldı. İsveç'te Gotland Adası'nda çok değerli kalıntılar bulundu.



(Solda) Bir Viking gemisi. Deniz savaşçıları olan Vikinglerin, zarif biçimli tekneleri bazen 20 m.den uzun olur, hem kürek hem de yelkenle yol alabilir ve alçak su kesimleri sayesinde, hem denizde hem de nehirlerde kullanılabilirdi. Ölen Viking şefleri, tabut yerine bu teknelerden biriyle gömülürdü.

(Sağda) Viking başı (XI. yy) İskandinavya'da yapılan arkeoloji kazılarında, çok ustaca yontulmuş ağaç ve madenden yapılma pek çok eşya ortaya çıkarılmıştır. Devlet Tarih Müzesi, Stockholm.



(Solda) Tralleborg'da (Danimarka) tarihî modeller uyarınca yeniden yapılmış bir kale-ev. Uzun seferlerden dönüşte bu geniş ahşap evlere çekilen Vikingler, esirlerinin hizmet ettiği şölenlerde, kendi kahramanlık öykülerini dile getiren ozanları dinlemeyi pek severlerdi.

(Sağda) Miğferlerin süslenmesinde kullanılan, bronzdan kalıp (VII. yy.). Devlet Tarih Müzesi, Stockholm.

oyunlar