St. John Kilisesi « Efes (Ephesos)
Aziz Ioannes Kilisesi ilk olarak M.S. 4. yüzyılda, Ioannes’in mezarı üzerine ahşap çatılı bir bazilika olarak inşa edilmiştir. Semavi Eyice, Aziz Ioannes’in mezarı üzerine yapılmış olan kilisenin kiborium planlı olduğunu belirterek, bunun daha sonra serbest haç şeklindeki büyük bir bazilikanın içine alındığını ileri sürmektedir. Söz konusu bu son yapı, İmparator I. Iustinianus (527-565) döneminde üzeri kubbelerle örtülü altı bölmeden oluşan “serbest Latin haçı” şeklindedir. Bu kilise dıştan bir çevre duvarı ile korunaklı hale getirilmiştir. Çevre duvarlarında değişik planlarda 20 kule ve üç kapı bulunmaktadır. Kapıların içinde bugün en görkemlisi olan ve kilise önündeki otoparka açılan “Takip Kapısı” olarak da adlandırılan kapıdır. Doğuda ve batıda iki kapı daha mevcuttur.
Serbest Latin haçı planlı olan yapı, 110x40 m. boyutlarındadır ve üç neflidir. Bu kilisenin altı büyük kulesi vardır. Yan nefler ise tonozlarla örtülüdür. Kubbeler mermer ve tuğladan yapılmış kalın ayaklar tarafından taşınmaktaydı.
Orta nef sonunda, apsis önündeki mezar mekanının zemini naos zemininden yükseltilerek önemi vurgulanmıştır.
Kilisenin batı ucunda 34x47 m. ölçülerinde atrium vardır. Atrium eğimli bir arazi üzerindedir. Bu yüzden eğim, bu kısımda zeminin yükseltilmesi ile giderilmiştir. Sütunların taşıdığı revaklı atriumun dış taraflarında korkuluklu gezinme yerleri bulunmaktadır.
Atrium ve naos arasında yer alan narteks ince uzun bir plan göstermektedir. Kilise ile atrium alan bağlantısı mermer bloklarla yapılmış olan lentolu üçer kapı ile kurulmuştur. Geç dönemde atrium ile narteks arasına duvar ve kapıların eklenmesi ile eksonarteks oluşturulmuştur. Narteksin üzeri ise beş küçük kubbe ile örtülüdür.
Kuzey transept nefi tarafında şapel yer almaktadır. Üzeri geçici olarak ahşap çatı ile örtülmüştür. Önceleri arkadaki hazine dairesinin bir parçası iken, 10. yüzyılda şapele dönüştürülmüştür.
Vaftizhaneye Hazine Dairesi’nin önündeki dar holden ulaşılmaktadır. Kuzey nef ve kilise arasında uzanan dar bir koridor vardır. Vaftizhanede ortada sekizgen planlı vaftiz salonu, çevresinde bir koridor ve iki yanında apsisli iki salon vardır. Vaftizhane salonunun tam ortasında iki yönden merdiven ile inilen yuvarlak vaftiz havuzu bulunmaktadır. Vaftizhanenin sekizgen planı nişlerle genişletilmiştir.
Fatih William I « Genel
William l, «Fatih» denir, Normandiya dükü ve İngiltere kralıdır (1027-1087). Muhteşem Robert'in evlilik dışı oğlu olan William, 1035 yılında babasının ölümü üzerine Normandiya dukalığının vârisi olarak tahta çıktı. On iki yıl süreyle krallığını ve otoritesini baronlarına kabul ettirmek için savaştı. Sonunda, Fransa kralı Henri I'in yardımıyla bu işi başardı.
O tarihten sonra ülkede birlik ve düzeni sağlayabildi, müstahkem şehirler (Caen) kurdu. İdareyi yeniledi, sert bir derebeylik rejimi yerleştirdi ve kiliseyi zengin ederek kendisine destek yaptı.
Kuzeni İngiltere kralı Günah Çıkarıcı Edward'ın ölümü üzerine William, krallığa, kimin vâris olacağı konusunda Anglosakson kontu Harold ile çatıştı. Hastings'te Harold'un ordularını yenen (1066) William, Noel günü Westminster Kilisesi'nde taç giydi. Daha sonra İskoçlara egemenliğini kabul ettirdi.
William I, İngiliz toplumuna derebeylik düzenini getirmiş, yasallarını sıkı bir denetim altında tutmuştur. Herkesin itaatim sağlamak üzere bütün kontluklara kendisini temsil eden bir şerif göndermiş, vasallarına verdiği bütün fieflerden Domesday Book adlı katalogda kayıtlı olan vergileri toplatmıştır. İngiltere'nin Normanlar tarafından fethedilmesi William'ın itibarını yükseltmiştir.
Bir duvar halısında («Kraliçe Mathilde Halısı» diye bilinen bir Bayeux halısı) Normandiya dükü William'ın tasviri. Eni 50 santim, boyu 70 metre olan ve 1066-1077 yıllarında İngiliz, ustalarınca dokunan, bîr «resimli roman» niteliğindeki bu halıda, İngiltere kıyılarına çıkan Normanların yiğitliği ve William'ın hasmı Harold'u yenilgiye uğrattığı Hastings Muharebesi anlatılır. Bayeux Müzesi (Fransa).
8. Edward « Atatürk'ün Gizemi
1936 yılının Ekim Ayı'nda o zamanki İngiltere Kralı 8. Edward ile Madam Simpson, Türkiye'de Atatürk'ün misafiri olarak bulunuyorlardı. Atatürk ve misafirleri bulundukları gemiden, Moda'daki deniz yarışlarını seyrediyorlardı. Atatürk çok keyifli ve neşeliydi. İngiltere Kralı 8. Edward ile Madam Simpson yanyana oturuyorlardı.
Bir ara Madam Simpson elindeki dürbünü ile ayağa kalktı. Davetliler ve gazeteciler de kalktılar. Kral da Ata'yı selamlayarak Madam Simpson'un arkasından kalkınca, Atatürk yanlarındakilere döner ve şöyle der: "Kral'ın Madam'a karşı zaafı olduğunu görüyorum. Korkarım ki, tahtını bu kadın yüzünden kaybedecek."
İngiltere tahtına çıkmış olan 8. Edward bir süre sonra Madam Simpson ile evlenmek isteyince, saray çevresindekiler ve hükümetin ileri gelenleri bu evlenmeye karşı geldiler ve engel oldular. Çünkü Madam Simpson asil tabir edilen bir aileden gelmiyordu. O halktan biriydi. Bunun üzerine 8. Edward İngiltere tahtından feragat ederek, Bayan Simpson ile evlenmişti. Bu olay Yirminci yüzyılın en büyük aşkı olarak kitaplara ve filmlere konu olmuştur.
oyunlar