Endonezya « Ülkeler Tarihi
Endonezya’nın tarihi hakkında bilinen en eski bilgiler, 4-5 bin yıl kadar önce, Malaysia’dan halkın gelip yerleştikleri hakkındadır. Eski çağlardan beri ülkenin üzerinde bulunduğu adaların deniz ticaretinde ehemmiyeti çok büyük olmuştur. Bu sebepten, halk genellikle denizci veya tüccardı. Tarih çağlarında ülke, Çin, Hindistan, İran ve Bizans İmparatorluğunun deniz ticaret yolu idi. Halen bu özelliğini muhafaza etmektedir.
Eski çağlarda ticaret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı. Ticaretteki bu ehemmiyeti sebepiyle, dünyanın çeşitli yerlerinden Endonezya’ya gelip yerleşen insanlar ülkede yeni fikir ve geleneklerin yerleşmesine sebep olmuşlardı. Miladın ilk yıllarına kadar halk aşiretler halinde yaşıyorlardı. Bu zamanda artan Hint tesiri neticesinde halk arasında Allahü tealanın emrettiği hakiki yol olmayan, putperestlik, Budizm ve Hindu dinleri yayıldı.
Bu devirlerde ülkede aşiret idareleri krallık haline geldi. Öyle ki her ada ayrı bir krallıktı. Yedinci ve on üçüncü asırlara kadar bölgenin en güçlü krallıkları, Sumatra ve Java krallıkları idi. Güçlü olmalarının bir neticesi olarak da bölge ticaretine hakimdiler. On ikinci ve on beşinci asırlarda Hindistan ve Malaysia’dan ticaret için buraya gelen Müslüman tacirler hak din olan İslamiyetin yayılmasına vesile olmuşlardı. Halk İslamiyeti hiçbir zorlama olmaksızın kabul edip benimsemişti. Bundan dolayı daİslamiyet, Endonezya’da süratle yayıldı.
Avrupa’nın sömürgecilik zihniyeti, Endonezya’yı 1511 senesinde yakaladı. Bu sene Portekiz Malakka’yı işgal etti. Bundan sonra İspanya, Hollanda ve İngilizler ülkeyi istila ettiler. Bu devletler Endonezya’yı sömürmenin yanısıra Hindistan’ı da sömürgelerine katmak için üs olarak kullanmakta idiler. On altıncı asrın sonlarında Hollandalılar, Doğu Hindistan, Java ve Moluk’da kurdukları şirketlerle bölge ticaretini ele geçirdiler. Bunun yanısıra Cakarta’ya üs kurmalarıyla Hollanda’nın bölgedeki nüfusu arttı.
Diğer sömürgeci devletlerin anlaşmaları neticesinde 18. asrın sonlarında Hollandaülkeyi tam manasıyla tek başına ve insafsızca kendi menfaatine kullanmaya başladı. 1900’lü senelerin başlarından itibaren gün geçtikçe antiemperyalist fikirlerin kuvvetlenmesi sonucu Hollanda sömürgeciliğine karşı, milliyetçilik ve bağımsızlık mücadelesi fiilen başladı. Bu mücadelenin önde gelen liderlerinden Ahmed Sukarno 1927’de kurulan Milliyetçi Partinin başkanı oldu. Endonezya halkının başlattıkları ve her geçen gün kuvvet kazanan bağımsızlık mücadelesi karşısında Hollanda endişeye düştü.
Halk tamamen Hollandalı sömürgecilerin menfaatleri doğrultusunda yönetilmekteydi. Milliyetçilik ve bağımsızlık hareketlerini yatıştırmak ve sömürgeciliğini devam ettirmek için Hollanda siyasi bir oyun olarak yerli halka idarede kısmen iştirak hakkı tanıdı. Bu oyuna kanmayıp tam bir bağımsızlık isteyen halkın mücadelesi çok kanlı bir şekilde bastırılmaya çalışıldı.
Mücadelenin liderlerinden Ahmed Sukarno ve arkadaşları yakalanarak sürgüne gönderildi. İkinci Dünya Savaşında Japonya, Endonezya’yı işgal etti. Siyasi olarak Japonlar ülke halkının Hollandalılara karşı yaptıkları bağımsızlık mücadelesini desteklediler. Japonlar, milliyetçilerin hükümet kurmalarına müsaade etti.
17 Ağustos 1945’te Japonların teslim olmalarıyla Endonezya’da Ahmed Sukarno başkanlığında bir hükümet kurularak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Hollanda, Endonezya’nın bağımsızlığını tanımadı. Endonezya ve Hollanda arasında bu sebepten başlayan mücadele, Endonezya’nın zaferiyle neticelendi. Hollanda, “Endonezya, Birleşik Devletleri”ni resmen tanımak zorunda kaldı.
1950 senesinde devletin adı “Endonezya Cumhuriyeti” olarak değiştirildi. Ülkenin kurulu olduğu adalardan Yeni Gine Hollandalıların elinde kaldı. Endonezya ancak 1962 senesinde adanın batı kısmını Hollandalılardan kurtardı. Çin ve Rusya bütün antikomünist ülkelerde yaptıkları gibi, genç Endonezya Cumhuriyetini de yıkıcı ve bölücü faaliyetlerle kendi sömürgeleri, peykleri haline getirmeye çalıştılar. Ülke idaresini ellerine geçirmek için hükümet darbesi girişiminde bulundular.
1965 senesinde vuku bulan bu ayaklanma kanlı bir iç savaşa sebep oldu. 1.000.000 civarında insanın öldüğü iç savaşta komünistler, milliyetçiler ve ordu tarafından bertaraf edildi. Devletin kuruluşundan itibaren meydana gelen hadiselerde oldukça yıpranan Ahmed Sukarno iktidarı, 1967’de General Suharto tarafından yapılan hükümet darbesi ile son buldu. Darbe sonunda başa geçen General Suharto daha sonra yapılan seçimleri de kazandı. 1982’de Sebker seçimleri kazandı. 1983’te Suharto dördüncü defa 10 Mart 1988’de beşinci defa başkan seçildi.
2. Ahmed « Osmanlı Tarihi
Sultan İkinci Ahmed 25 Şubat 1643 günü İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Birinci İbrahim, annesi Hatice Muazzez Sultan'dır. Terbiyesi ve tahsili ile annesi meşgul oldu. Arapça ve Farsça biliyordu. Orta derecede bir tahsil gördü. Devlet işlerini çok yakından takip eder, hasta bile olsa divan toplantılarına katılırdı.
Sultan İkinci Ahmed, Hat sanatında çok ustaydı. Yazı yazma kabiliyeti çok üstün olan Sultan İkinci Ahmed, birçok Kuran-ı Kerim yazdı. Şairlere ve şiire çok düşkündü. 3 yıl 7 ay 14 gün saltanat sürdükten sonra, yakalandığı Siroz hastalığından kurtulamayarak 6 Şubat 1695 günü Edirne'de vefat etti. Cenazesi İstanbul'a getirilerek Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedildi.
Yüzyıl Savaşları « Genel
XIV. ve XV. yüzyılda Fransa ile İngiltere'yi karşı karşıya getiren çatışmadır. Fransızlarla İngilizleri 1337'den 1453'e kadar, yani gerçekte yüz on altı yıl süreyle karşı karşıya getiren çatışmaya «Yüzyıl Savaşları» adı ancak son yüzyılda verilmiştir. Bu adlandırma pek de yerinde sayılamaz, çünkü yüz yılı aşkın bir zaman sürüp giden gerçek bir savaş değil, art arda bir dizi barış evresiyle bir dizi askerî harekâtın birbirini izlemesi söz konusudur.
Bir Derebeylik Kavgası
XIV. yüzyılda İngiltere kralı Edward III, Valois Hanedanı'ndan Fransa kralı Philippe VI'ya bağımlı bir hükümdardı; bu nedenle Fransa'daki toprağı Guyenne için onun otoritesine boyun eğmek zorundaydı. Ama Edward III bu bağımlılığa daha fazla dayanamadı: ana tarafından Güzel Philippe'in torunuydu ve bu sıfatla da Fransa tahtında hak iddia edebilirdi.
Philippe VI'nın Guyenne'deki müdahalelerini bahane ederek 1337 yılında Fransa kralı ile bağlarını kopardı ve Fransa tahtını ele geçirmeğe kalkıştı.
İngiliz Zaferleri
İngiliz ordusu Fransız ordusunu Crecy'de (1346), Calais'de (1347), Poitiers'de (1356) yendi ve Fransa'nın tüm güneybatı kesimini ele geçirdi. Charles V ile Bertrand du Guesclin karşı harekete geçerek kaybedilen toprakların bir kısmını geri aldılar. Fakat İngiltere'nin yeni kralı Henry V'in 1415'te kazandığı Azincourt Zaferi'nden sonra İngilizler egemenliklerini Fransa'nın kuzey yarısına kadar genişlettiler. Fransa kralı Charles VII, Loire'ın güneyine çekilmek zorunda kaldı.
»İngilizleri Fransa'dan Kovmak»
Tam bu sırada Jeanne d'Arc işe karıştı: kuşatılmış olan Orleans'ı kurtardı (1429) ve Charles VII'yi Reims'te takdis etti. Çok geçmeden yakalanarak İngilizlere teslim edilen Jeanne d'Arc, Rouen'de ateşe atılarak yakıldı (1431). Ama onun eylemi Fransızları yüreklendirmiş olduğundan Fransızlar üst üste zaferler kazanmağa başladılar: Paris geri alındı (1436); İngilizler Normandiya ve Guyenne'den kovuldular; ellerinde Calais'den başka yer kalmadı (1558'de orayı da kaybettiler).
Calais Burjuvaları
Calais kenti, on bir aylık bir kuşatmadan sonra 1347'de İngiltere kralına teslim oldu. Kral kentin ilerigelenlerinden en zengin ve en güçlü altı kişinin, başları açık ve ayakları çıplak olarak sadece bir gömlekle gelip kentin anahtarını getirmelerini şart koştu. Öldürülecek olan altı rehine İngiltere kraliçesinin ricası üzerine ölümden kurtuldular.
(Solda) Azincourt Muharebesi'nde (25 ekim 1415), Fransız süvari ordusu, İngiliz okçu ve piyade birlikleri karşısında ağır bir yenilgiye uğradı. Bu muharebe, top güllelerinin ise karışmadığı, bilek gücüne dayanan son çarpışmalardan biri oldu.
(Sağda) Ecluse Muharebesi (24 haziran 1340), bıktırıcı Yüzyıl Savaşları'nın ilk kahramanlık hikâyelerine konu oldu: İngiltere kralı Edward III'ün donanmanı bu muharebede Philippe VI'nın donanmasını ezdi; Fransa bu çarpışmada 166 gemi kaybetti. Yüzyıl Savaşları'nın ilk yıllarında hayatta olan papaz Jean Froissart'ın kitabında yer alan minyatürlerden biri.
oyunlar