Vedius Gymnasiumu « Efes (Ephesos)
Efes’in önde gelen varlıklı kişilerinden olan Publius Vedius Antoninus’un M.Ö. 150 tarihinde yaptırdığı, dostu ve hamisi İmparator Antoninus Pius ile tanrıça Artemis’e sunduğu gymnasium, kentin en iyi korunmuş eserlerinden biridir. Hamam ve gymnasium kısımlarından oluşmaktadır. Yapı topluluğunun doğusunda yer alan palaestranın propylonu güneydedir. Propylonun batısındaki uzun oda tuvalet olup, buraya hem güneyden hem de batıdan yani, sokaktan girilebiliyordu.
Palaestranın batısında günümüze değin bir bölümü korunmuş önü açık büyük odanın tören ya da imparator salonu olması gerekir. Salonun batı duvarının ortasındaki nişte bir zamanlar yer alan, muhtemelen imparatora sunulmuş heykel bulunmakta idi. Burada yaklaşık M.S. 200 yıllarına tarihlenen bir sofist heykeli bulunmuştur. Nişin önünde bir sunak bulunmaktadır. Planda III numara ile gösterilen ve yapının genişliğince uzanan büyük salon, spor ve jimnastik hareketlerinin yapıldığı yerdir.
Ortadaki V numaralı salon, frigidarium yani soğukluk bölümü idi. Odanın kuzeyinde ve güneyinde soğuk su ile yıkanmak için birer banyo teknesi, ortasında ise fıskiyeli küçük bir havuz bulunuyordu. IV numaralı salonun içinde yüzme havuzu bulunmaktadır. XI numaralı odaya künklerle sıcak su gelmektedir. Muhtemelen ılıklık bölümü olmalıdır. X ve XI numaralı odalara yer altından geçilebiliyordu. Döşeme altındaki bu odalarda küçük kubbeli fırınlar (külhanlar) bulunmaktadır. Bu fırınlarda, geceli gündüzlü yakılan ateşle sürekli olarak sıcak hava sağlanıyordu. Sıcak hava kanallarla XV-XIX numaralı caldarium yani sıcaklık adını alan odaların döşeme altlarına ve içi boş tuğladan tuğladan yapılmış duvarlarına gönderiliyordu. Ayrıca, külhanlarda ısıtılan sıcak su, caldarium odalarındaki sıcak banyo teknelerine gönderiliyordu.
Ephesos’da Roma Çağı boyunca, ayrıca Liman Hamamları, Tiyatro Gymnasionu, Varius Hamamı ve Doğu Gymnasionu adları ile anılan yıkanma ve spor yapıları bulunmaktadır. Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde bunlara Skolastikia Hamamları ile Bizans Hamamı eklenmiştir.
Varşova Paktı « 20. Yüzyıl Tarihi
14 Mayıs 1955'te S.S.C.B Varşova Paktı'nı oluşturdu. Bu devletin yanında Çekoslovakya, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Doğu Almanya ve Arnavutluk (1968'de çekildi) örgütün üyesi oldular. Rus yöneticilerin anlatımı ile Varşova Paktı. bir NATO saldırısına karşı Doğu Avrupa ülkelerini savunmak amacıyla kurulmuştur.
Bu paktın kuruluş antlaşması, üyeler arasında birleşik bir askeri komutanlık kurulmasını ve Doğu Avrupa ülkelerinin topraklarına Sovyet Ordu birliklerinin yerleşmesini öngörüyordu. 1989'da komünizmin çökmesi ve çok partili parlamenter rejime geçilmesi, Avrupa'nın iki bloklu yapısını siyasal bakımdan ortadan kaldırdı. Varşova Paktı, 1 Nisan 1991'de dağıtıldı ve böylece savaş sonrası Avrupa'sının iki kutuplu yapısı askeri bakımdan da tarihe karıştı.
Brezilya « Ülkeler Tarihi
21 Nisan 1500 yılında Portekizli bir gemici olan Pedro Alveras Cabrol, Hindistan'a gidiyorum zannıyla Güney Amerika'ya ayak bastı ve ülkeyi Portekiz kralı adına zaptettiğini ilan etti. 1530 yıllarında Martin Alfonso de Sousa liderliğindeki bir keşif gezisi esnasında, stratejik noktalar olan yerlere, Rio de Janerio ile bir yıl sonra da bugünkü Santos şehrinin banliyosü olan Sao Vicente şehirlerini kurdular.
Piratiningo şehri de, 1532 yılında Sao Vicente yakınlarında yüksek bir bögede kuruldu. Portekizlerin İspanya hakimiyetine girdiği 1580'den 1640 tarihine kadar Brezilya bir İspanya sömürgesi oldu. 1640'ta Portekizliler Brezilya'yı tekrar ele geçirdiler. Hükumet merkezi 1763'te Salvador'dan Rio de Janerio'ya taşındı. Zira burası coğrafi ve stratejik bakımdan merkez olmaya daha uygundu.
1698 yılında Sao Paulo'da bol miktarda altın bulundu. Daha sonra iç kesimlere Amazon havzasına yapılan keşif gezileri sonucu altından başka madenler de bulundu. Bölgede çeşitli feodal gruplar ortaya çıktıysa da fazla yaşamayıp yeniden birlik sağlandı.
1572 yılında Brezilya'yı yönetim bakımından Salvador ve Rio de Janerio'dan ibaret olmak üzere ikiye ayıran sistem, 17. yüzyıl çeyreğine kadar devam etti. On altı ile on yedinci yüzyılda İspanyollar, İngilizler, Fransızlar ve Almanlar zaman zaman bu bölgeyi ele geçirmek istedilerse de muvaffak olamadılar. 1807'de Portekiz'in Napolyon Bonapart tarafından işgal edilmesi üzerine kral ailesi ve devletin bazı ileri gelenleri Brezilya'ya kaçtılar ve ertesi sene hükumet merkezini Rio de Janerio'da kurdular.
Bu esnada Brezilya'nın nüfusu 2.500.000 olup, bunun 400.000'i beyaz 1.300.000 zenci ve 800.000'ini yerli halk teşkil ediyordu. Zenciler büyük şekerkamışı çiftliklerinde ve madenlerde çalıştırılmak üzere 1538 yılında Afrika'dan köle olarak getirilmişlerdi. 1819'da Napolyon'un Avrupa devletlerine yenilmesi üzerine Portekiz kralı, yeğeni Don Pedro'yu, Brezilya Genel Valisi bırakarak Portekiz'e geri döndü.
1822'de Portekiz parlamentosu ilk koloni statüsüne geri dönmek isteyince, Brezilyalılar, Don Pedro Jose Boni Facia deAndrada Silvan'ın liderliğinde bağımsızlık hareketlerini başlattılar ve 7 Eylül 1822'de bağımsızlıklarını ilan edip, 1824'te liberal bir anayasa kabul ettiler. Düzensiz savaşlardan sonra Portekizliler Brezilya'nın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldılar. Brezilya 1889 yılına kadar krallıkla idare edildi.
Latin Amerika'da en uzun süre krallıkla idare edilen tek ülke Brezilya idi. 1831 yılında Don Pedro, oğlu İkinci Don Pedro'ya tahtı terk etmek zorunda bırakıldı. İkinci Don Pedro zamanında modern Brezilya'nın temelleri atıldı. 1888'de 800.000 köylüye hürriyet verildi. 1889'da kansız bir darbe ile krallık idaresi yıkılarak cumhuriyet idaresi kuruldu. 1914'te siyasi birliği temin eden Brezilya, bütün dünya ülkeleri tarafından tanındı. İstikrarsız bir ülke olup, sık sık anayasa değişiklikleri ve ihtilaller olmaktadır.
oyunlar